2013 yılında Türkiye ve Dünya I. Bölüm

30.12.2012 Bu sayfa 3482 kişi tarafından ziyaret edildi.

2013 yılında Türkiye ve Dünya I. Bölüm

Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya genelinde ve Türkiye özelinde yaşanması muhtemel ekonomik, politik, sosyal, kültürel değişimleri astroloji yöntemleriyle analiz edeceğim. 2013 yılı değerlendirmelerine ekonomi alanından başlamayı uygun gördüm. Çünkü yakın dönemde en büyük değişiklikler bu alanda olacak bence…

Ekonomide Dönüşüm Zamanı!

2013 yılı gezegen konumları, Güneş ve Ay tutulmaları astrolojik olarak bize ekonomik alanda streslerin öne çıkacağı bir yılda olacağımızı gösteriyor. Biraz uzun vadeye yönelik değerlendirme yaparsak, 2013-2018 yılları arası ekonomik anlamda tam bir dönüşüm ve yeniden yapılanma zamanı olacak gibi gözükmekte. Bu süreçte muhtemelen pek çok ülkede insanların ekonomik öncelikleri değişikliğe uğrayacak; sosyal, politik, ekonomik alanda önemli düzenlemeler yapılacak, daha öncekinden farklı uygulamalar devreye girecek.

Son birkaç yıldır ifade ettiğim gibi kapitalizmin sonuna geldik ve bunu çok iyi anlayacağımız bir yıla giriyoruz. 2012 yılı sonunda başlayan ve 2013 yılında da devam edecek Boğa-Akrep burçlarında gerçekleşecek Güneş ve Ay tutulmaları ve bu burçlarda hareket edecek Ay Düğümleri bize ekonomik alanda yeniden değerlendirme ve temel değerlerin dönüşümü zamanlarında olduğumuzu göstermekte.

5 Ekim 2012 tarihinde Akrep burcuna geçiş yapan Satürn, ülkeler arası ticaret eskisinden farklı olmaya başlayacağının işaretlerini vermekteydi. Muhtemelen pek çok ülkenin katılımıyla gerçekleştirilecek zirveler, toplantılar organize edilecek; yeni ticaret anlaşmaları, yeni düzenlemeler yapılacak. Görünen o ki, iş dünyasında dalgalanmalar, radikal ve köklü değişimler 2014 yılı sonlarından önce tamamlanamayacak. Ekonomik dönüşüm sürecinde 5 Ekim 2012-23 Aralık 2014 tarihleri arası özel önem taşıyor ve bu süreçte bankacılık sektöründe de önemli dönüşümlerin getireceği stresler yaşanabileceğini, ya da önemli streslerin dönüşümler yaratabileceğini gösteriyor. Bu bağlamda 2012 yılı Kasım-Aralık aylarından başlayan ve 2013 yılı Eylül-Ekim aylarına kadar uzanan süreç dikkat çekici gözükmekte. Bu süreçte dünya genelinde bazı önemli bankaların batışına, el değiştirmesine ya da yeniden yapılandırılmasına şahit olabiliriz. Risk olarak genel anlamda bankacılık sistemine ya da en azından bazı bankalara güven azalabilir.

Uranüs-Plüton arasındaki dik açının 2012-2015 yılları arasında tam yedi kez kesinleşecek olması birey-sistem arasındaki savaşı ifade ediyor olabilir; daha doğrusu bireylerin sisteme karşı çıkmasını… Oğlak burcundaki Plüton’u para ve gücü kontrol etmek isteyenler, Koç burcundaki Uranüs’ü tamamen bağımsızlaşmak isteyenler olarak görebiliriz. Kredi borcu olan ülkeler, kurumlar açısından çok çatışmalı bir dönem. Bu ikili arasındaki dik açının etkisinin azalmaya başlayacağı 2017 yılı sonlarına kadar keskin ve piyasa koşullarını dönüştürücü bir geçiş dönemi yaşanması çok güçlü bir olasılık. Bu tam bir “Geçiş” süreci aslında. Tam da Mayaların ifade ettiği gibi…

Krizin en derin dönemi Uranüs-Plüton arasındaki dik açının en etkin olacağı 2015 Mart’ına kadarki süreç olarak görülüyor. Aslında 2015 yılı da henüz tam rahatlama vermiyor. Uranüs-Plüton dik açısı 17 Mart 2015 tarihinde son kez kesinleşecek ve 20 Mart 2015 tarihinde Scheat yıldızıyla ile birleşen tam Güneş tutulması gerçekleşecek. Bu tarih civarında ekonomik çalkantılar yaşanabileceği gibi, etkin doğal afetler de oluşabilir. Dönüşümün tamamlanması, yenidünya güç dengelerinin oluşmaya başlaması ancak 2016 yılı ortalarında görünüyor. Biraz daha öteye ilerlediğimizde, Mayıs 2017’de, Kuzey Ay Düğümü Aslan burcuna geçiyor. Ekonomide tekrar tepe noktasına varış buradan başlayabilir. Bu şartlarda piyasalarda temkinli iyimserlik ancak 2017 yılsonu itibariyle mümkün olacak gibi gözüküyor. Ama muhtemelen o vakte kadar ekonomik sisteminde büyük ve köklü değişimler yapılmış olacak. Kişisel görüşüme göre kapitalizm sona ermek üzere. 21 Aralık 2020 tarihinde Kova burcunun ilk derecesinde gerçekleşecek Jüpiter-Satürn kavuşumu, 2020’li yıllarda çok daha insancıl, eşitlikçi ve adaletli dağılım sağlayan bir ekonomik model oturtulmaya başlanacağını işaret ediyor.

Her şey döngülerle!

Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşünün gece ve gündüzü, Güneş etrafında dönüşünün mevsimleri ve yılları oluşturması gibi, Ay’ın, Güneş’in ve tüm gezegenlerin bir döngüsü vardır. Astrologlar gezegenlerin Güneş etrafındaki bu tekrarlayan dönüşlerini gözlemlerler ve dünya üzerindeki olaylarla, gelişmelerle karşılaştırırlar. Tarihe dönüp baktığımızda bazı tür olayların belli döngülere denk geldiğini görürüz, böylelikle gelecekte bu döngüler tekrar ettiğinde karşılaşacağımız muhtemel etkileri tahmin edebilmeye başlarız. Bu sayede içinde bulunduğumuz dönemin olumsuz etkilerinden sakınma, olumlu etkilerini kullanma şansımız artar.

Yazının bundan sonraki akışı içerisinde önümüzdeki yakın dönemi mercek altına alacağız ve astrolojik tespitlerde bulunacağız. Bunun için finansal astrolojide takip edilen döngülerden bahsetmemiz gerekiyor.

Güneşlekesi döngüsü ve ekonomi

Tüm gezegenler elektromanyetik ışınımlar yayarlar ve bu belli koşullarda Güneş’in merkezini etkileyerek güneş lekelerinin oluşmasını kolaylaştırırlar. Bunlara ek olarak gezegenlerin çekim kuvvetlerinin bazı kombinasyonları güneş lekelerini bozarak Güneş yüzeyinde alevlenmeler olmasını tetiklerler. Bu yakın dönemde bazı astronom, astrofizikçiler tarafından da kabul görmüş ve ortaya konmuştur. Bunlardan önemli bir tanesi astrofizikçi ve astronom Dr. Percy Seymour’dur. Son olarak 2007 yılında NASA bilim insanı Ching-Cheh Hung “Apparent Relations Between Solar Activity and Solar Tides Caused by The Planet” başlıklı makalesinde Güneş’teki güneş lekesi döngülerinin Güneş’e etki eden gezegensel gelgit güçlerindeki değişimlerden etkilendiğini öne sürmüştü.

Güneş lekesi sayılarına göre ekonomik alanda değerlendirmeler yapılması çok yeni bir şey değil aslında. 19.yüzyılın ekonomi alanındaki en başarılı tahminlerinin beklendiği gibi bir ekonomist değil, bir astronom olan Sir William Herschel tarafından yapılmış olması çok dikkat çekicidir. Herschel güneş lekeleri ile buğday fiyatları arasındaki ilişkiyi saptadı. Tarihsel olarak bakıldığında güneş lekesi sayısının düşük olduğu zamanlarda buğday daha kıt ve dolayısıyla fiyatı yüksek oluyordu. Güneş lekesi sayısının arttığı dönemde ise ekinler bollaşıyor ve dolayısı ile fiyatları düşüyordu. Bu kriter üzerinden yola çıkan Herschel 1798-1813 yılları arasındaki güneş lekesi sayısına dayanarak ekin fiyatlarının düşüş ve artış göstereceği zamanları doğru saptadı. Daha sonraki dönemde güneş lekesi döngüsü ile iş dünyası ve ekonomik gelişmeler arasındaki bağlantılar üzerinde çalışan pek çok bilim insanı oldu.

Güneşlekesi döngüsünü takip ederek ekonomideki değişim dönemlerini tahmin etmeye çalışan astrologlar da oldu. Çalışmalarında güneş lekelerini kullanan bu değerli finansal astrologlar güneş lekelerini gezegensel açıların tetikleyici etkilerine eklenen fark oluşturucu bir faktör olarak görmüşlerdir. Genel görüşe göre herhangi bir dönemde gezegensel açıların çoğu pozitif olsa ve düşük güneş lekesi aktivitesi olsa, piyasalara olan net etki nötr olacaktır; negatif gezegen aktivitesi ve yüksek güneş lekesi sayısında da durum böyledir. Gezegen açıları bütünde pozitif olduğunda ve güneş lekesi aktiviteleri yüksek olduğunda ise piyasaların çarpıcı bir şekilde yükselmesi beklenir. Tam tersine düşük güneş lekesi aktivitesi ve negatif gezegen açıları birlikte olduğunda piyasalar düşme eğilimi gösterir. Biz şimdilerde güneş lekesi sayısının düşük gittiği ve giderek de azalacağının tahmin edilmesine karşın, sert gezegensel açıların etkin olacağı bir süreçte ilerliyoruz… Jüpiter’in Yengeç burcuna geçiş yapacağı 2013 yılı yaz aylarından sonra gökyüzünde Jüpiter-Uranüs-Plüton arasında sert bir açı kalıbı (t-kare) oluşacak.

Güneş lekesi sayısına göre değerlendirme yapan araştırmacılar haklıysa, gezegensel açıların çoğunlukla olumsuz ve güneş lekesi sayılarının düşük olduğu bir sürece ilerliyorsak 2013 ortalarına doğru piyasa rekor düzeyde düşecek demektir. Diğer bir görüşe göre güneş maksimumuna tırmanma döneminde piyasalar yüksektir, maksimuma varıştan sonra bir gerileme yaşanır. Olaya bu yönünden bakarsak 2013’te beklenen maksimum sonrasında yine piyasalarda düşüş olacak demektir. Eğer 2013’teki maksimum bazı bilim insanlarının iddia ettiği gibi (örneğin NASA/Marshall güneş fizikçisi Dr David Hathaway) düşük güneş lekesi sayıları ile olacaksa, o zaman piyasalar beklenenden de önce hareketsizleşebilir, düşük gidebilir.

Ay düğümleri döngüsü ve ekonomi

Ticaret döngüsü ve gezegen döngüleri karşılaştırmasında en iddialı teorilerden birisi de 1938’de Louise McWhirter tarafından ortaya konmuştur. McWhirter’a göre ticaret hacmi ve finans eğilimleri Kuzey Ay Düğümünün Zodyak’ın 12 burcundan geçtiği 19 yıllık (18.6 yıl) döngülerle belirlenmekteydi. McWhirter’a göre Kuzey Ay Düğümü Aslan’da iken ticaret hacmi en yüksek seviyede, Kova’da iken ticaret hacmi en düşük seviyede oluyordu. Oğlak ve Yay’dayken normalin altındaydı, ama yükselişe geçmekteydi. Kuzey Ay Düğümü Akrep ve Terazi’den geçerken bir geçiş dönemi olur ve eğri normalden normal-yüksek eğilimine geçiyordu. Başak’ta maksimuma doğru ilerliyor, Aslan’a kavuştuğunda ticaret hacmi de en yükseğe ulaşıyordu. Yengeç ve İkizler’deyken yine normalin üzerindeydi, ama düşüşe geçmekteydi. Boğa ikinci geçiş dönemiydi, bundan sonra eğri normalin altına düşüyordu. Koç ile birlikte normalin altına geçiş başlıyordu. McWhirter bunun dışında Jüpiter’in Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumunu ve Plüton’un Kuzey Ay Düğümü uyumlu açılarını ticareti yükselten faktörler olarak Satürn, Uranüs ve Plüton’un Kuzey Ay Düğümü’ne kavuşum ve uyumsuz açılarını ticareti baskılayan faktörler olarak vermişti. McWhirter ayrıca Jüpiter-Satürn ve Satürn-Uranüs uyumlu açılarının ticareti yükselttiğini, Satürn-Uranüs kavuşum veya uyumsuz açılarının ticareti baskıladığını söylemekteydi. (Ticaret döngüsünü en çok etkileyen gezegenler Jüpiter, Satürn ve Uranüs’tür. Satürn’ün Jüpiter ile kavuşum süresi 19.86 yıl ve Uranüs ile 45.36 yıldır). 

Bu değerli bilgiler ışığında, önümüzdeki yakın sürece Ay Düğümleri çerçevesinden göz atalım. 18 Şubat 2014’e kadar Boğa-Akrep burçlarında hareket edecek Ay Düğümleri ve bu burçlarda gerçekleşecek güneş ve ay tutulmaları, bize ekonomik alanda yeniden değerlendirme ve temel değerlerin dönüşümü zamanlarında olduğumuzu göstermekte. Boğa burcundaki Güney Ay Düğümü sayesinde mala, mülke fazlaca bağlandık ve birikimlerin, dünyevi zevklerin esiri olduk. Çok fazla şeye sahip olmaya çalışmak bizi gereğinden fazla yordu. Manevi temalara gereken önemi vermeyi, sahip olduklarımız için şükran duymayı, başkalarıyla paylaşmayı fazlasıyla ihmal ettik. Şimdiye kadar hep bireysel olarak, kendimiz için önemli olan şeyleri inşa ettik. Ama şimdi toplum yararına olan şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Bunu başarmak için bütünleşmeli, kaynakları paylaşmaya gönüllü olmalıyız. Gereksinimlerimizi aşırıya kaçmadan, başkalarını da düşünerek karşılamalıyız. Kapitalizmin sona ermekte olduğu zamanlardayız…

18 Şubat 2014 ile 12 Kasım 2015 tarihleri arasında Kuzey Ay Düğümü Terazi’de Güney Ay Düğümü Koç’ta ilerliyor, uzlaşma zemini yaratma ve dengeye gelme döneminde olacağımızı işaret ediyor olacaklar. McWhirter’e göre bu ekonominin iyiye gidişi yönünde önemli bir geçiş dönemidir. Bu teoriye göre 12 Kasım 2015’te Kuzey Ay Düğümü’nün Başak burcuna geçişiyle birlikte çıkış dönemi başlayabilir.

Jüpiter-Uranüs-Plüton döngüsü ve ekonomi

Astrolojide refah ve genişlemenin temsilcisi olan Jüpiter Dünya Astrolojisi’nde de finansal koşulların genel gidişatını gösterir. Jüpiter’in hangi burçtan geçiş yaptığına ve aldığı açılara bakarız. Jüpiter zorlu açılar aldığında ekonomik alanda genişleme yavaşlar ve hatta tam tersine bir süreç başlayabilir. Kısacası rahatımız bozulur.

2013 yılı ikinci yarısında Jüpiter Yengeç burcunda hareket ediyor olacak. Aslında astrolojik olarak Jüpiter Yengeç burcunda yücelir, yani iyi konumdadır, genişleme ve refah getirir. Fakat bu kez durum böyle olmayacak belli ki. Zira Jüpiter Yengeç burcunda ilerlerken hem Uranüs’ten hem de Plüton’dan baskılı açılar alıyor olacak. Uzun müddet Terazi burcunda hareket edecek Mars (gerileme sebebiyle Mars’ın bu burçta kalışı uzun sürecek) da Jüpiter’e uyumsuz açı yapacak ve üzerindeki baskıyı arttıracak. Bu şartlarda ekonomik anlamda Haziran 2013-Haziran 2014 arası oldukça çalkantılı geçecek gibi gözükmekte. Mars’ın Jüpiter ile iki yıllık döngüsünün başlangıcı Temmuz 2013 olarak görülmekte. Bu şartlarda 2013 yılı yaz ayları ekonomi alanında ve borsalarda inmiş çıkışlara işaret edebilir.

Mars-Jüpiter döngüsü ve ekonomi

Ticari piyasalarda iniş çıkışların öngörülmesinde izlenen döngülerden birisi de Mars-Jüpiter döngüsüdür. Bu ikilinin sinodik döngüsü 2.2353 yıldır ve döngülerinin borsa düşüşleri dönemlerine denk geldiği söylenmektedir. 2013 Temmuz’unda Mars-Jüpiter kavuşumu yaşanacak. Bu kavuşum esnasında Mars, Jüpiter-Uranüs-Plüton arasında etkinleşmeye başlayacak t-kare açı formunu da tetikleyecek. Bu tetiklenmeyi yaz aylarında ekonomide, özellikle de borsada stresler yaşanacağının belirtisi olarak görebiliriz.

Bir diğer tetiklenme zamanı 2013 sonbahar dönemi sonlarında oluşacak. Mars’ın Terazi burcunda uzun müddet kalacağı 7 Aralık 2013-26 Aralık 2014 tarihleri arasında Mars-Jüpiter-Uranüs-Plüton arasındaki T-kare çalışacak. Oğlak burcunda gerileme yapacak olan Venüs de buna katılacak. Bu civarda Ay Düğümleri Terazi/Koç ekseninde olacak. McWhirter’a göre bu ekonomik süreçte dipten yukarı çıkışa geçiştir. Bu şartlarda ekonomik alanda en stresli zamanlar 2013 başı ile 2014 sonu arası olarak görülebilir. Bunu daha da özgül bir zaman dilimine daraltırsak Jüpiter’in Yengeç burcuna geçiş yapacağı 26 Haziran 2013’ten itibaren zorlanmalar başlıyor ve Jüpiter’in Uranüs-Plüton T-karesinin dışına çıkmaya başlayacağı Haziran 2014’e kadar bu stresli süreç devam ediyor olacak. Bu süreçte politik uzlaşmazlıklar artış gösterebilir, diplomatik sorunlar yaşanabilir, uluslararası ilişkiler gerilebilir. Jüpiter’in Yengeç burcunda ilerleyeceği bu süreçte muhafazakarlık ve milliyetçilik eğilimi de vurgu kazanabilir.

Temmuz 2013’te Mars-Jüpiter kavuşumu esnasında bu ikili Uranüs-Plüton ile uyumsuz açılar oluşturacaklar. Bu gergin açılar ekonomide oldukça stresli zamanlara işaret ediyor. 20-25 Temmuz tarihleri civarında stresler iyice belirginleşiyor. 2013 yılı Ağustos ayı sonlarında Venüs de bu dereceleri tetikliyor ve 24-28 Ağustos civarındaki günler özellikle stresli gözüküyor. Aralık 2013’te Mars-Jüpiter-Uranüs-Plüton arasındaki gergin açı kalıbı Güneş ve Merkür tarafından tetikleniyor; tam da bu tarihler civarında Oğlak burcunda Venüs gerilemesi var. Aralık ayı sonlarında stresler iyice belirginleşiyor. En dikkat çeken tarihler 25-26-27 Aralık olarak görülmekte. Ocak 2014’te de gergin açı kalıbı tetiklenmeye devam ediyor. Şubat 2014’te Terazi burcunda Mars gerilemesi başlıyor ve diplomatik alanda gerilemeler de işin içine giriyor ve muhtemelen piyasalarda çalkantılar artıyor. Mars’ın Terazi burcunda uzun müddet kalacağı 2014 yılı sonlarına kadar henüz tam bir rahatlama görülmüyor. 2014 yılı Nisan ayında Mars, Jüpiter, Uranüs ve Plüton öncü burçlarda t-kare formunu belirginleştiriyorlar. Bu dört gezegenin bulundukları burçların 13 derecesinden, ABD astroloji haritasının 13 derece Yengeç burcunda yerleşmiş Güneş derecesi üzerinde baskı yaratacaklar. ABD ekonomisi adına çok zorlu zamanlarda olacağız muhtemelen. Dünya astrolojisinde Güneş otorite figürlerini, yöneticileri temsil eder. Dört gezegenden birden aynı dereceden baskı alan Güneş’in bu durumu, ABD’de idari pozisyondaki kişileri baskı altında bırakacak, zorlayacak, dramatik gelişmelere işaret ediyor olabilir.

Avrupa ve Amerika

2013 yılında Avrupa’da pek çok ülkenin ekonomik alanda zorlanacağını öngörmek için ille de astroloji bilmeye gerek yok kuşkusuz. Yunanistan, İtalya, İspanya bunlardan ilk sırada olan ülkeler. Fransa astroloji haritası da benzer ekonomik stresler gösteriyor. Ekonomisinin sağlamlığıyla tanınan Almanya’nın dahi astroloji haritasında ekonomik stres sinyalleri gözlemlemek gayet mümkün…

2013-2015 yılları arasında ABD astrolojik haritasında Yengeç burcunda yerleşmiş olan gezegenler Plüton ve Uranüs’ten ardı ardına sert açılar alıyor olacaklar. Bu sert açıların en zorlayıcısı 2014 ve 2015 yılları arasında gökyüzünde birbirleriyle doksan derecelik açı yapacak olan Uranüs ve Plüton’un ABD haritasının Güneş derecesine aynı derecede sert açılar oluşturacağı zamanlarda geliyor. Özellikle de 2014 yılında Terazi burcunda uzun zaman kalacak olan Mars’ın Uranüs-Plüton karesini tetikleyeceği aylar idari, ekonomik, sosyal ve fiziksel açıdan oldukça zorlayıcı zamanlara işaret ediyor. ABD’nin eski gücünü korumasının çok zor olacağı zamanlar bunlar. 2014 yılı Nisan ayında streslerin çok zirvede olacağını görüyoruz. O tarihteki hükümeti bile düşürebilecek türde gergin etkiler ABD astroloji haritası üzerinde mevcut olacak… Belli ki süper güç olarak tanımlanan ABD asla eskiden olduğu gibi olmayacak. Ekonomik gücün batıdan doğuya kayacağı bir sürece ilerliyoruz…

Türkiye

2013 yılında dünya genelinde yaşanması muhtemel derin ekonomik krizler ülkemizi de bir ölçüde etkileyecek pek tabii ki. Ama ben yine de aşırı karamsar değilim. Bununla baş edebileceğimizi düşünüyorum. Bu konuda oldukça deneyimliyiz zira. Ama yine de astrolojide Satürn ile ifade edilen bir nevi “daralma” ya da “durgunlaşma” döneminden geçeceğimizi öngörebiliriz. 2013 ve 2014 yıllarında Türkiye özelinde piyasalarda durgunluk, daralma yaşanabilir. 25 Nisan 2013 tarihinde gerçekleşecek parçalı ay tutulması Türkiye astroloji haritasının Güneş derecesinin tam üzerine denk geliyor.

Bu önemli tutulma ve ardından 10 Mayıs’ta Boğa burcunda gerçekleşecek tutulma da Türkiye astroloji haritasının uluslararası ittifaklar, Meclis, diplomatlar, aracılar, kalburüstü sınıf, gençler, eğlence mekanları, sanatçılar, sporcular ve sportif aktiviteler, turizm ve borsa ile ilişkilendirilen alanlarını etkiliyor. 3 Kasım 2013 tarihindeki tam güneş tutulması da yine aynı alanları etkiliyor. Bu tutulma astroloji haritamızın borsa ve spekülasyonlar hanesinde, parasal konuları ve şansları ifade eden Şans Noktası derecesinin üzerine denk düşüyor ve bu alanda yine stres ve daralmalara işaret ediyor. Özetlersek, bu yılki tutulmalar Nisan ve Mayıs, Ekim ve Kasım aylarında dünya genelinde ve Türkiye özelinde ekonomik stresler görülebileceğini gösteriyor. 

Öte yandan, Satürn’ün Akrep burcunda, Neptün’ün Balık burcunda ilerliyor olması, Türkiye’nin bu önemli geçiş sürecinde ne denli büyük bir rol oynayacağının açık bir göstergesidir. 14 Kasım 2012’de gerçekleşen tam güneş tutulması ve 25 Nisan 2013’te gerçekleşecek parçalı ay tutulması, ülkemizin bu süreçte oynayacağı önemli rolün ortaya çıkacağını göstermektedir. Bu yılki tutulmalar esnasında transit Satürn Akrep burcunda, Türkiye astroloji haritasındaki Güneş derecesi civarında hareket ediyor olacak. Bu durum, ülkemizin hem büyük sorumluluklar alacağını, hem de bu geçiş sürecini doğru yönlendirmek açısından önemli şans ve fırsatlar elde edeceğini göstermektedir. Ülkemiz astroloji haritasının Tepe Noktası’ndaki Balık burcunun yöneticisi olan Neptün’ün bu burçta seyrediyor ve giderek Tepe Noktası’na yakınlaşıyor olması, ülkemizin dış görüntüsünün çok daha mistik bir havaya bürünmesine, hümanistik amaçlarla tam bir “bir”lik ve bütünlük sağlanmasına aracı olacağına işaret edebilir. Bunu zamanla daha çok göreceğiz ve deneyimleyeceğiz. Her koşulda su elementi burçlarda bulunacak Satürn ve Neptün, astrolojik haritamızda su elementi burçlarda bulunan Büyük Üçgen açı kalıbını çalıştıracak, ülkemizin çok daha farklı bir noktaya gelmesine imkan tanıyacaktır. Ama bunu hak etmek için çok çalışmalı, kendi içimizde arınmalı, temizlenmeli, yeni bir aşamaya geçmek için gerekli bilinçsel dönüşümü gerçekleştirmeliyiz. Unutmayalım ki zorlu Uranüs ve Plüton’un zorlu transitleri, haritamızın Mars derecesi üzerinde etki yaratacaktır. 2013 yılı bu bağlamda Türkiye için çok kritik bir yıldır. Dünya barışına ve evrim sürecine katkıda bulunan mistik bir ülke mi olacağız, yoksa uluslararası büyük bir çatışmanın katalizörü mü olacağız? Seçimlerimiz, olayların nasıl gelişeceğini etkileyecektir. Neptün’ün balık burcuna geçişiyle birlikte, yapacağımız en iyi iş, bu mistik karakteristiğimizi ortaya çıkartmak, insanlığın gelişmesine, bir an önce gerçek uygarlığa erişmesine hizmet etmektir.

Basitleştir, sadeleştir

5 Ekim 2012’de Satürn Akrep burcuna geçti ve böylelikle ekonomik anlamda yeniden yapılanma, yeni ticaret anlayışı ve anlaşmaları dönemi başlamış oldu. Ülkeler arası ticaret eskisinden farklı olmaya başlayacak. 23 Aralık 2014’e kadar Akrep burcunda seyredecek olan Satürn, bankacılık sektöründe zorlu zamanlara, ekonomik alanda büyük streslere işaret ediyor. Özellikle de Akrep burcunda seyreden Kuzey Ay Düğümü ile kavuşum yapacağı zamanlarda (2013 sonbahar ayları). Yeni iş dünyası uygulamaları, iş dünyasında dalgalanmalar, değişimler 2014 yılı sonlarından önce dinmeyecek bir dalgalanmayı beraberinde getiriyor. Boğa-Akrep burcu ekseninde gerçekleşecek Güneş ve Ay tutulmaları yeniden değerlendirme ve temel değerlere geri dönme zamanında olduğumuzu gösteriyor. Ekonomik anlamda basitleşme ve sadeleşme isteniyor. Azla yetinmeyi öğreneceğiz. Aslında astrolojik haritamızın yapısı gereği bunu yapabilme yeteneğimiz var. Tevekkül, teslimiyet ve maneviyatın bize hiç de yabancı olmadığı astroloji haritamızda da görülüyor. Şimdi tam da bu değerlerin, daha doğrusu cevherlerin ortaya çıkacağı sürece girmiş bulunuyoruz.

2012 yılı Şubat’ında Neptün’ün Balık burcuna geçişi tekamül sürecinde önemli bir aşamaya eriştiğimizi, bir nevi arınma, sadeleşme ve basitleştirme sürecine girdiğimizi haber vermekteydi. Aslında her şeyin ne kadar basit olduğunu, ama bizim onları ne kadar karmaşık hale getirdiğimizi anlama zamanlarındayız. Bütün kaos sadece basit şeylerin algılanmasında ortaya çıkan bir kafa karışıklığı. Bu tam bir basitleştirme, sadeleştirme, hırsları azaltma, teslimiyet ve tevazuu ortaya koyma zamanıdır…

Öner DÖŞER

30 Aralık 2012, Pazar

ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan