Astrolog Kimdir, Nasıl Olmalıdır?

15.03.2012 Bu sayfa 2081 kişi tarafından ziyaret edildi.

 

 
 
Doğum haritası, harita sahibinin kişiliği ve hayatındaki somut alanlarda edinmesi muhtemel, evlilik, ilişkiler, çocuklar, hayat amaçları, kariyer, ruhsallık, finans gibi deneyim çeşitlerini gösterir. Bir astrolog, kendisine danışan kişinin hayatının genel karakterini betimleyen ve doğum haritasında vaat edilen olayların hangi zamanda ve nasıl oluşacağını öngörmek için bazı teknikler uygulayan kişidir.
 
Çoğu insan hayatının genel standartlarına uyum sağlar ve alışkanlıklarla yaşar. Bu yüzden astrologun yapacağı bazı öngörümler kadersel diyebileceğimiz niteliğe sahiptir. Fakat diğer taraftan astrolog, kendisine danışan kişiye doğum haritasında var olan başka alternatifleri ve daha üretken olabileceği alanları göstererek bu kökleşmiş şablonların üstesinden gelmesine yardımcı olur, karşısındaki kişiyi yaklaşmakta olan olumlu veya olumsuz etkilere karşı uyarır. Böylelikle onun karşılaşacağı olumlu etkileri mümkün olduğu kadar daha iyi değerlendirebilmesi, olumsuz etkilerden de mümkün olduğu kadar kaçınabilmesi konularında fikir verir, doğru zamanlamanın avantajlarından istifade etmesine, daha büyük bir özgürlük ve mutluluk yaşayarak hayatını geliştirmesine yardımcı olur.
 
Astrolog geleceği okuyan biri olmaya çalışmalıdır. Karşısındakileri hiçbir zaman yargılamamalıdır. Sadece yardımcı olmaya çalışmalıdır. Çünkü karakterimiz değişmez. Ancak etrafımızda olup bitenlere yönelik anlayışımız değişebilir. Aslında karakterimiz değişmediği için, hayatlarımızın anlatılabilir bir geçmişi, öngörülebilir bir geleceği vardır diyebiliriz.
 
Pek çok şey bizim kontrolümüz dışınki diğer faktörlere bağlıdır ve biz istesek de istemesek de gerçekleşirler. İşte bu yüzden bir astrolog, geçmişte gerçekleşmiş şeyleri gözlemleyerek, gelecekte olacak pek çok şey hakkında öngörüde bulunabilir. Geleceği öngörebilme konusunda Ortaçağ döneminin deneyimli astrologu Bonatus, meşhur eseri Liber Astronomiae’ sinde şöyle diyor: “Astrolojinin konusu, üstün göksel cisimlerin (gezegenler) hareketinin niteliğidir. Astrolog, tüm üstün göksel cisimlerin ne tür hareketlere sahip olduklarını bilir. Hareketlerin niteliğini bilirse, ne tür etkileri olduğunu, ne manalara geldiklerini, ve dünya üzerinde doğal düzen doğrultusunda ve üstün göksel cisimlerin hareketleri sonucunda diğer elementlerde gerçekleşen her şeyi de bilir; bu şüphe götürmezdir. Bu nedenle, şu anda gerçekleşmekte olan her şey, şu ana kadar gerçekleşmiş olanlar ve gelecekte gerçekleşecekler astrolog tarafından bilinir; çünkü o, hareketin niteliklerinin geçmişte ne olduğunu, şimdi ne olduğunu ve gelecekte ne olacağını, ne zaman gerçekleşeceğini ve bu etkilerin sonucunda neler olacağını bilir.”
 
Astrolog her ne kadar geçmişin işaretleri iyi okur ve geleceğin neler getireceğini tahmin etmeye çalışırsa da geleceği asla tam bir kesinlikle bilemez. Astrolog ne kaderi ne de gökyüzünü kontrol edebilir. Astrolog Robert Zoller şöyle der: “Gökler Tanrı’nın görkemini gösterirler; biz sadece işaretleri okuruz. En becerikli astrologun yapabileceği, en fazla horoskopu doğru biçimde okumak olabilir. Hiçbir önyargımız olmadan başlarız. Sonra basitçe horoskopu okuruz. Yani, astrolojinin sembolik dilini öğrenmiş olarak, evlerdeki gezegenlerin, birbirleriyle olan çeşitli konfigürasyonlarının, vb. anlamını basitçe dile dökeriz. Biz kanal işlevi görmüyoruz. Yalnızca horoskopu okuyoruz. Horoskopu “yorumlamaya” gerek yoktur. Ona ekleyebileceğimiz hiçbir şey yoktur. Kişisel katkımız ancak onun yoluna çıkabilir. Karşımızdaki kişiyi tam olarak anlamamız mümkün değildir. Çünkü onun hayatını biz yaşamadık. Öngörü sürecinde en zayıf halka astrologdur. Figürü okumak için sarf ettiğimiz en üstün çaba dahi yetersiz olmaya mahkumdur; çünkü hayat ve akıl deneyimimiz tam ya da mükemmelden daha azdır. Olmasını umabileceklerimizin en iyisi doğru şeyi aktarmaktır – biz muhteşem olduğumuz için değil, sanat (astroloji) doğru olduğu için. Betimlemeye karışan belirli bir miktarda önsezi her zaman olacaktır; fakat bunu asgaride tutarak sahte önseziden kurtuluruz. Elimizde kalanın doğru olma ihtimali çok daha yüksektir.”
 
Bir astrologun nasıl olması gerektiği konusunda eskilerden beri gelen etik tanımlamalar vardır. Örneğin MS. 280-360 yılları arasında yaşamış ünlü Sicilyalı astrolog Firmicus MATERNUS’ a göre iyi bir astrolog politikanın dışında kalmalı, belalardan uzak durmalı, iyi ve kalıcı bir şöhrete sahip olmalı, dürüst olmalı, aç gözlülük etmemeli, hatalarını gördüğü kişileri küçük düşürmemeli, tam tersine onları daha iyi davranmaya teşvik etmeli, ön görümlerinde çok dikkatli olmalı, daima ahlaki davranışlar içinde olmalı, astrolojiyi doğru öğrenmeli ve iyi anlamalı ki kendisine sorulanlara geçerli cevaplar verebilsin.
 
İyi astrologlar olacaksak, öncelikle horoskopa alçakgönüllülükle yaklaşmak gerektiğini bilmeliyiz. Astroloji tevazu gerektirir. Gerçek şu ki, Allah bilir, biz bilmeyiz. Bizler sadece işaretleri okuyup, nelerin gelecek olduğunu önceden öngörmeye ve gerekli ölçüde uyarmaya çalışmalıyız. Zira bu konuda ölçülü olmak ve sınırını bilmek çok önemlidir. Karşımızdakilerin olaylara bakış açısının bizimkiler gibi olmasını beklemek yanlış olur.
 
Bir astrolog olmak, öncelikle kişinin kendi egosunu aşmasını gerektirir. Ancak böylelikle başkalarına iyi servis verebilir. Daha da fazlası, bir astrolog astrolojiyi başkalarının iyiliği için kullanmadıkça ne kadar bilgili olursa olsun, başarılı olmuş sayılmaz.
 
Öner Döşer, A.M.A.