Babaların Babası"The Godfather" - Marlon Brando

21.12.2013 Bu sayfa 2961 kişi tarafından ziyaret edildi.

Babaların Babası “The Godfather”  -    Marlon Brando

 

Amerigo Bonasera:     Amerika’ya güveniyorum. Servetimi Amerika sayesinde yaptım. Ve kızımı da bir Amerikalı gibi yetiştirdim. Ona özgürlük verdim ama ailesinin onurunu zedeleyecek bir şey yapmamasını öğrettim. İtalyan olmayan bir erkek arkadaş buldu. Onunla beraber sinemaya gitti. Geceleri geç geldi. Karşı çıkmadım. İki ay önce diğer bir erkek arkadaşıyla kızımı gezmeye götürdüler. Kızıma viski içirmişler. Ve sonra ondan faydalanmaya kalkmışlar. Kızım karşı koymuş ve onurunu korumuş bu yüzden onu bir hayvan gibi dövmüşler. Hastaneye gittiğim zaman gördüm ki burnu kırılmış, çenesi parçalanmıştı, çene bir telle tutturulmuştu. Çektiği acı yüzünden ağlayamıyordu bile ama ben ağladım. Neden mi ağladım? O benim hayatımın ışığı idi. çok güzel bir kızdı. Ama asla bir daha güzel olamayacak. Üzgünüm ben iyi bir Amerikalı gibi polise gittim. İki çocuğu mahkemeye çıkardılar. Yargıç onları üç yıl hapse mahkûm etti. Ama daha sonra cezalarını erteledi. Cezalarını erteledi! Yani o gün ikisi de serbest bırakıldılar. Mahkeme salonunda aptal gibi kalakaldım ve o iki serseri bana bakıp gülümsediler.

O zaman karıma dedim ki : "Adalet için Don Corleone'ye gitmeliyiz"     (Baba – The Godfather)

Adalet ve eşitliklerin savunucusu Jüpiter kendi burcunda Yay’da ve yükselen burçta olan bir harita sahibine Don Vito Carleone kadar uyan bir rol olamazdı sanırım. Baba kavramını sadece mafyaya özgü bir terim olmaktan çıkarıp adil, şefkatli, koruyucu anlamlarını yüklenerek ölümsüzleşen ve kült filmlere imza atmış olan ünlü aktör Marlon Brando…

  

Efsane bir sinema ve tiyatro oyuncusu olarak Brando kendi harita potansiyellerini oynadığı pek çok oyunda göstermiştir. İnsanların kendisini algıladığı, dış görünüşünü temsil eden yükseleninde Yay burcu yerleşmiş üstelik kendi gezegeni Jüpiter ile ekstra güçlü bir formata bürünmüştür. İnsanların onu algılayışı sportif, hareketli, risk almayı seven, maceracı, enerjik, özgürlüğüne düşkün, sınır tanımayan oldukça spontane davranışlar sergileyen biri şeklinde olmuştur. Jüpiter ise hayata karşı pozitif, öğrenme açlığı içinde farklı kültürlere, felsefelere duyulan ilgiyi açıklar. Marlon Brando oğlunun mahkemesinde yemin etmesi istendiğinde ateist olduğunu iddia etmesine karşın yerli Kızılderili kabilelerinin inançlarına ilgi duyduğunu belirtir. Yay Jüpiter doğasına uygun olarak gençlik döneminde aksiyon hareket ve isyan karakteri sergileyen Marlon “A flag is Born” filminde Nazi kampında Yahudilerin yaşadığı dramı görünce radikal Yahudi örgütlerine destek vermekten çekinmez. Kızılderili hakları için mücadele edip, nükleer karşıtı hareketlerin içinde yer alır. Irk ayrımına karşı çıkıp zencilere olan desteğini hiç eksik etmez. Adalet hayatının temel kavramı olmuştur öyle ki başrol oynadığı bir filmde figüranların yemeğinin daha kötü olduğunu görüp durumu protesto etmiştir. Bu özelliğini tabiî ki sadece yükselen Yay’da karargâh kurmuş Jüpiter’e bağlamak olmaz. Burçların ateşli, öncül, eril burcu Koç’ta yer alan stelyumunu es geçmek sanırım hata olur.

4. evini kesen Balık burcunu Koç burcu devam ederek dört gezegenine ev sahipliği yapmıştır. Güneş, Ay, Merkür, Chiron Koç burcunda kişiliğinin özünü temel karakterini oluşturmuştur.

Güneşi Koç burcunda doğal lider, öncü, savaşçı, fiziksel güç, saflık, ani öfke, sabırsız bir yapı verir. Çocukluğunda babası güneş Koç özelliğine uygun olarak askeri bir okula gönderir ama disiplinsizlik sebebiyle atılır. Özgür ve asi ruhunun askeri okuldaki katı kuralları kabul etmesi mümkün değildir. Başka bir alana tiyatroya yönelir. Spontaneliğine belki de en uygun olan yöntemi method oyunculuğu konusunda Stella Adler’den ders alır. Bu yöntemde oyuncu kendi karakteri ve bilinçaltını rolüyle birleştirir.  Kendisine hareket ve özgürlük alanı sağlayan bu yöntemle pek çok başarılı filme imza atmıştır. Brando’nun Güneş Koç’u 4. evinin son derecelerinde beş derece kuralına göre sahne sanatlarını, spot ışıklarının altını ifade eden 5. evde sayabiliriz. Kendisini ışığını en iyi gösterebileceği alan bu alandır. Güneş astroloji de aynı zamanda babayı da temsil eder. Marlon kendisi ile aynı ismi taşıyan babası ile çok iyi bir ilişki içinde değildir. Sorumluluktan kaçan, uzak bir baba figürü ile sürekli çatışma halindedir. Fakat gençlik döneminde oynadığı roller babasına benzer karakter olmuştur.

 Duygularını, tepkilerini ifade eden Ay burcuda Koçta ve 5. evinde sayabiliriz. Ay Koç olarak ani tepki verebilme, saflık, neşeli, keyifli, yüzeysel, çabuk bıkan bir yapıya sebep olur. Ay aynı zamanda anneyi de temsil eder. Marlon Brando’nun annesi de kendisi gibi bir tiyatrocudur ve onun için çok önemli bir yere sahiptir. Anlaşamadığı babasının aksine annesi hayatında çok özel bir sahip olmuştur. “Actor Studio”  tiyatro okulundan arkadaşı  Engin Cezzar “Marlon Brando’nun hayatta en çok sevdiği kadın annesiydi. Ve bir dediğini iki edemediği kadının alkolik olması, Marlon Brando için ayrı bir üzüntü kaynağıydı.’ der. Ay’ın haritada balzamik konumda olması annesi ile ilgili bu probleme işaret eder.

Kişinin ifade şekli, iletişim tarzı, düşünme sistemini temsil eden Merkür de Koç burcunda 5. evdedir. Ayrıca kardeşleri de simgeler ve kardeşleri de kendisi gibi tiyatrocudur. Merkür Koç ani tepkiler vermeyi, doğal, coşkulu ifade tarzını benimser. Önceden planlı hazırlıklı konuşmalar pek Merkür koç burcuna göre değildir ki Brando’da filmlerinde replikleri ezberlemeyi reddettiği için küçük pusula kartlar kullanırdı. Karakterlerin de doğaçlamaları fazlasıyla kullanmıştır.

Haritada Venüs Boğa burcunda pahalı zevkler, yeme-içmeye düşkünlük, maddi güven arayışı verir. 6. evde bulunması sebebiyle çalışma ortamı güzel sanatlarla ilgili olmuştur. Ayrıca günlük hastalıkları da temsil eden 6. ev, Marlon’un Venüs’te ki Boğa’nın etkisiyle aşırı yemek yeme ihtiyacına ve bunun sonucunda ciddi kilo sorunlarına yol açmıştır. İlk filmi “The Men” de yardımcı aktör Richard Erdman onun bütün gün abur cubur ve bir kutu fıstık ezmesi yiyerek yaşadığını iddia eder. İkinci eşi Movita da gece buzdolabına asma kilit taktığını buna rağmen sabahları uyandığında kilidin açıldığını ve dolaptaki peynirde diş izi olduğunu söyler. 1967 yılında İstanbul’a geldiğinde onu karşılayan arkadaşı Engin Cezzar: ‘Sokağa çıkamıyorduk. Çaresiz kalıp o evde saatlerce oturduk. Marlon Brando, boğazına çok düşkündü. James Baldwin ona güzel yemekler pişirmişti. Dışarıdan da bir sürü öteberi getirttik. Yemek faslı bitmek bilmedi’ diyerek ne kadar yemeğe düşkün olduğundan bahseder.  Sık sık şok diyetlere başvuran Marlon gençlik döneminde nispeten fit görünürken ilerleyen yaşlarda artık aşırı kilolarla uğraşmak zorunda kalır ve sonunda 158 kiloya kadar çıkar.  Bunda elbette ki Yükselen burcuna yerleşmiş olan Jüpiter’in katkısı da göz ardı edilemez.

Venüs ayrıca 10. evden başlayarak 11. evini kesen Terazi burcunun da yönetici gezegenidir. 11. ev kişinin arkadaş çevresi, istekleri, grupları gösterir. Terazi burcu sanat güzellik burcu ayrıca adaleti dengeyi temsil eder. Marlon’un arkadaş çevresi sanatçı arkadaşları oluştururken eşitlik ve adalet için çalışan kurum ve derneklere de aktif destek vermesi hayatının görünür bir yönü olmuştur.

Marlon Brando’nun Mars ve Satürn’ü arasında karşılıklı ağırlama (mutual reception) görmekteyiz. Mars Brando’nun ikinci evinde Oğlak burcunda yücelim halinde. Bir Koç stelyumuna sahip olan Brando’nun yönetici gezegeni ikinci evde olması maddi varlıkları ve kazancının 5. ev konularından yani sahne sanatlarından oluştuğunu gösteriyor. Mars Oğlakta azimli kararlı dayanma gücü yüksek bir yapı verir. Zirveye çıkarken zorlu yollardan geçmek Oğlak burcu derslerindendir. Oğlağın yöneticisi Satürn’ün Akrep burcunda olması bunun zorlu dönüşümler yaşayarak gerçekleştiğini gösteriyor. Kariyerinde keskin iniş çıkışlar yaşamıştır. Oğlak burcu doğası gereği ilerleyen yaşlarda Marlon’a büyük paralar sahibi olmasına işaret ederken yönetici Satürn borçların kayıpların da fazlalığını gösteriyor.

Haritada dikkat çeken bir unsur olan ateş elementindeki büyük üçgen Marlon’un görünür de hak, eşitlik ve adalet için çabalayan (Jüpiter – Yay–1. evde) bunu sahnede tiyatroda coşkulu bir şekilde ( Güneş&Ay – Koç – 5. evde), idealist amaçlar doğrultusunda ( Neptün-Aslan–9. ev) yapmıştır.

Güneş ve ayın koç burcunda heyecanlı zapt edilemez doğasını haritasında dengeleyen unsur Koç burcunun dispozitör yönetici gezegeni Marsın Oğlak burcunda olmasıdır. Mars kişinin sahip olduğu şeyleri, değerlerini,  para ile olan ilişkisini temsil eden 2. evdedir. Mars Oğlak büyük azim ve çaba ile elde edilen kazancı temsil ederken kişiliğini özünü ve duygularını temsil eden güneş ve ayına kare açıda olması, paraya olan tutumunun olumsuz ama mecburi bir ihtiyaç gibi algılamasına yol açmıştır.  Bunu “ Hala Hollywood’da bulunmamın tek nedeni parayı reddedecek ahlaki cesaretimin olmayışıdır” açıklar. Mars Brando’nun haritasında aynı zamanda kişinin sahip olduğu çocukları temsil eden 5. evin yöneticisidir. Kız kardeşinin erkek arkadaşını öldüren oğlunu hapisten kurtarmak için yüklü miktar kefalet ödediği, otistik çocuğunun bakımı için aylık belli bir ödeme yaptığı bilinir bu da 2. evin aynı zamanda harcamaları göstermesine örnektir.

Grupları, dernekleri, kişinin arkadaş çevresini, ideallerini temsil eden 11. evinde akrepteki Satürn’ün, kişinin bireysel enerjisini gösteren 5. ev koçtaki Merkür’üne olan zıt açısı olumsuz bir durum gibi görünür. Ama iki gezegenin bulunduğu burçların dispozitörünün Mars Oğlak olması Marlon’un bireysel enerjisini ifade etmede 11. evin konularına uygun olarak ırkçılığa karşı çalışan, ezilenlerin yanında mücadele eden grup ve bu düşüncede olan insanları kullanabileceğini gösterir.

Kişinin hayatında ölümcül tehlikeleri gösteren 8. evini kesen yengeç burcunun yücelim yöneticisi ve kişinin sonunu ölümü temsil eden 4. evi kesen balık burcu yöneticisinin Jüpiter olması bize ölüm şekli hakkında bilgi verebilir. Jupiter William Lily’e göre akciğer zarı iltihaplanması, akciğere ilişkin tüm zayıflıklar, felç, zattüre, kalpte ritim bozukluklarını temsil eder. Marlon Brando ise Jüpiter’in doğasına uygun olarak akciğer yetmezliği sonucu 1 Temmuz 2004 yılında ölmüştür.