Burçlar Neden Koç'tan Başlar?

15.03.2012 Bu sayfa 4189 kişi tarafından ziyaret edildi.

 

 
 
Ekinoksların kayması tanımlandığından itibaren, yıldız ve planetlerin bölgesel tespitini kaymayı hesaba katarak yapmak için başka bir ölçüm sistemi tasarlamak gerekliliği doğmuştu. Eski astrologlar için planetlerin Güneş’e göre durumları yani Güneş’le ilişkileri birincil derecede önemli olduğundan, Güneş’in ekliptik olarak bilinen Dünya etrafındaki turu mantıklı ve güvenilir bir rehber olmuştu. Güneş her zaman bir referans noktası olarak kullanılmıştır. Yıl içerisinde verilen bir zaman diliminde Güneş’in pozisyonu belirli bir mevsimin başlangıcına referans oldu. Eskiler, güvenilir bir zamanlama aracı olarak gördükleri ekliptik üzerinde bir başlangıç noktası aramaya başladılar. Ekliptiğin başı ve sonu olmayan bir daire olduğunun farkındaydılar. Bu yüzden Güneş’in her yıl ilkbaharda, yaklaşık 21 Mart civarında Koç burcuna, daha spesifik ifadesiyle 0° Koç burcuna girdiği bahar noktasını başlangıç olarak referans aldılar.
 
Burçların neden Koç’tan başladığını anlayabilmek için öncelikle burçların neden ateş elementinden başladığını anlamak gerekir. Bunun başlıca nedeni sıcaklığın aktif görülmesidir. Guido Bonatus sıcaklığı doğumu simgeleyen en güçlü etmen olarak nitelendirildiğini söyler. O’na göre doğum, elementlerden oluşmuş varlıkların muhafaza, bozulma ve yıkım olarak gördüğü (yani sırasıyla toprak, hava, su) diğer niteliklerinden daha asil olduğu için, bilgeler doğumu ya da doğanın doğuma neden olan hareketini gerçekleştiren burçlardan başlamışlardır ve bunlar da ateş burçlarıdır. Bu yüzden sıcaklık diğer etmenlerin üstüne yerleştirilmiştir.
 
Burçların Koç’tan başlamasının birçok nedeni vardır. Bonatus’a göre bu nedenlerden biri burçların dairesinin ekvatorun dairesiyle Koç’un başlangıç noktasında ve tam karşısındaki noktada, dik bir açıyla değil eğik bir şekilde kesişmesidir. Bu nedenle altı burç kuzeyli ve altı burç da güneylidir. Kuzeyli olan kısım güneyli olan kısımdan daha güçlüdür; çünkü Güneş Balık’ı terk ettiğinde Koç’a girer ve Koç da kuzeyli kısmın ilk burcudur. Bu nedenle burçların sıralaması Koç’tan başlar; çünkü Zodyak’ın daha güçlü olan kısmı Koç’un başlangıcından başlar.
 
Başka bir neden de, varoluşun temel kaynağı olarak görülen Güneş Koç’a girdiğinde, günlerin gecelerden daha uzun olmaya başlamasıdır. Bu Güneş’in gücüne kavuşması, gündüzün geceye, sıcağın soğuğa baskın gelmesi,  kışın soğuk ve kuru doğasından, kısırlığından uzaklaşmak, sıcaklığın ve nemim artması, yani bereket ve yaşamsallığın başlaması demekti. 
 
Diğer bir neden, Güneş Koç’a girdiğinde varlıkların etkilenmeye ve gelişmeye başlamasıdır. Bu etki ve gelişme daha asil şeyler olarak görülmüşlerdir. Mevsim olarak bozukluk ve azalmaya sebep olan unsurlar ortada yoktur. Güneş’in Koç’a geçmesinin ardından varlıklar körpeleşmeye başlarlar ve bu nitelik, hayatın potansiyeli en yüksek kısmı olan gençliğe atfedilir; bahsi geçen şeyler gerçekleştiğinde bu gerçekten de hayatın potansiyeli en yüksek kısmıdır; çünkü Güneş buradan sonra ekvatordan uzaklaşır, kuzeyli bölgelere yaklaşır ve önceki kıştan kaynaklanan nemlilikte sıcaklığa yol açar. Sonra, doğa doğuma ve varlıkların gelişimine geçer; otlar büyür ve ağaçlar dal, çiçek ve meyve verir ve birçok tohum filizlenir. Bu, şans eseri ya da tesadüfen olması dışında, yılın başka bir zamanında gerçekleşmez.
 
Öner Döşer, A.M.A.