Hint Astrolojisinde Bir Fenomen Sadesati

08.11.2012 Bu sayfa 2720 kişi tarafından ziyaret edildi.

 

Hint astrolojisinde bir fenomen; SADESATİ dönemleri

Karanlığa borçlu ışık, bütün anlamını... Fiyakasını, rüyasını ve parlaklığını...
Zaman zaman kendini bulmuyorsan karanlıkta,
hiç selamlaşmıyorsun demektir aydınlıkla.
(SEVDA FIRAT AK)

Evrende her yaşanılanın, görünen bir aydınlık, birde daha derinlerde saklı gölgeler arasındaki yüzü vardır. Bizler genellikle aydınlık ve daha net görebildiğimizi sandığımız tarafla yetinir, olayların, durumların hatta içinden geçtiğimiz zamanların daha çok köşeli taraflarıyla ilgileniriz.

Oysa her geceyi aydınlatacak bir sabahı ulaşacağımız gibi, her sabahın ışığını yitireceği bir geceye ulaşırız illaki. Yaşamda belki de herkes için geçerli en önemli kural, hiçbir şeyin ne iyi, ne de kötü çok uzun süre devam etmeyeceğidir. Yaşam sürekli devinirken, evren bizi büyümeye ve gelişmeye önce davet eder, sonra da öğrenmemiz için ısrar eder. Bu süreçler, yani büyüme, olgunlaşma, hamdan olguna dönüşme süreçleri doğu astrolojisine göre en bariz biçimde SADESATİ dediğimiz dönemde gerçekleşir.

Hintliler “Sadesati” dönemlerini, bir sal ile okyanusa açılmaya benzetirler. Yani, oldukça korumasız bir biçimde derin sularda yüzmemiz gerekebilir. Derler ki bu dönemlerde rüzgâra karşı değil, rüzgârla birlikte hareket edin.

Sadesati, bir astrolojik döngüdür. Ortalama 70-75 olarak alacağımız bir insanın ömründe 30 yılda bir gelen ve 2 kez yaşanılacağı düşünülen karma tamamlanması ve büyüme dönemidir.

Astrolojik olarak bu enerjiye iki gezegen neden olur. AY ve SATÜRN. Ay, haritanızda hangi evde ya da alanda bulunuyorsa, Satürn’ün bu alandan bir ev önceki geçişi ile start alıp iki buçuk yıl bu noktada seyri sefer eder, ardından bir iki buçuk yılda Ay’ın üzerinden geçişi ile taşları yerinden oynatıp, son bir iki buçuk yıl boyunca da Ay’dan bir sonraki noktaya geçen Satürn, sizi bayağı bir değiştirip, sarsıp misyonunu tamamlar. Toplamda yedi buçuk yıl süren bu dönem, en basit tarifi ile değişim ve kabuk değiştirme dönemidir. Elbette bu yedi buçuk yılın tamamı çok nadir olarak sarsıcı geçer. Bu noktada genellikle en yoğun etkisini Ay’ın üzerinden geçtiği süreçte belli eder.

Her ne kadar Hintliler bu dönem için karaları bağlayıp, yana yakıla ne fena bir şey olduğuyla ilgili oldukça olumsuz yaklaşımlar sergileseler de, kişisel olarak SADESATİ dönemlerinin bazı istisnalar hariç, çokta korkulacak süreçler olmadığını düşünüyorum. Zira bu dönemlerin gölgede bırakılmış en baş misyonu, bizi büyümeye, karmamızla yüzleşmeye ve olgunlaşmaya doğru itmesidir.

Sadesati dönemleri Hint astrolojisinde oldukça önemli yer tutar ve üzerine en fazla yazılıp çizilen süreçlerden biridir. Ben bu noktada size kitabi bilgi ve gezegenlerin hangi teknik açılımlar yapması durumunda bu enerjileri verdiğinden pek söz etmek istemiyorum. Astrolojiyle ilgileniyor ve İngilizce biliyorsanız ve biraz da araştırmayı seviyorsanız bu konuda yazılmış teknik bilgi içeren yüzlerce makaleye ulaşabilirsiniz. 

Bu yazımda sizinle Sedasati dönemleriyle ilgili, bana başvuran kişilerden edindiğim kendi deneyim ve gözlemlerimi ve çıkardığım sonuçları paylaşmak istiyorum.

Bir Hint astroloğu veya uzmanı olmak istiyorsanız, Hint astrolojisinin ruhunu anlamak için öncelikle bu sistemin felsefesini ve karmayı anlamanız gerekir. Zira gerçekte bu sistem ruhun yolculuğu ile ilgilenir. Bu yolculuk sırasında çeşitli yerlerde konaklarız ki yaşadığımız dünya da bunlardan biridir. Dolayısı ile bir süreliğine konakladığımız bu hayatımızda, attığımız adımlar farklı boyutlarda ve somut yaşamlarımızda ki birçok oluşumun yapı taşlarıdır. Ne ekerseniz, onu biçersiniz. Bu tek ve değişmez kuraldır. Ve hiç şaşmaz…

Bana başvuran, danışmanlık isteyen veya soru soran insanların çok büyük bir çoğunluğu SADESATİ dönemlerinde gelirler. Zira Sadesati dönemleri insanı değişime ve büyümeye zorlar, bunu yaparken de kişinin o güne kadar göz ardı ettiği, düzeltmediği ne varsa bununla yüzleşme zamanıdır. Teknik anlamda bu durumu gerçekleştiren Ay ve Satürn’ün bulundukları evlerin temsil ettikleri ile ilgili sıkıntılar yaşanıyor gibi algılansa da, aslında Sadesati süreçleri haritanın tamamıyla ilgilidir.

Diyelim, parasal gelirlerinizi bir türlü planlayamayan biriyseniz, her zaman gelirinizin üzerinde giderleriniz varsa veya kazandığınızı sürekli harcama eğiliminde iseniz, Sadesati dönemlerinde evren size paranın değerini ve planlı olmayı öğretmeye yönelir. Ciddi maddi gelgitler ve ağır dersler yaşayabilirsiniz. Öte yandan ilişkilerle ilgili öğrenmeniz gereken dersler varsa, aşk hayatınızda sert rüzgârlarla büyük dersler alabilirsiniz.

Sadesati dönemlerinin en baş marifeti, zor giden evliliklerde tarafların birden boşanma veya ayrılma dönemlerine girmesi ile görülebiliyor. İte kaka giden evliliklerde veya çiftlerin birçok sorunu bilip, hasıraltı ettiği, biriktirdikleri sorunları aniden gün yüzüne çıkarabilir.

Bu tip dönemler aslında tek başına bir sebep değildir. Sizin fark ettiğiniz veya etmediğiniz birçok noktanın, üstü örtülen sürecin, eteklerinizde biriktirdiklerinizin ortaya çıktığı ve ister deneyim, ister yüzleşme deyin, çözmek zorunda kaldığınız zamanlardır.

Görüşmelerde özellikle Sadesati dönemleriyle ilgili en fazla, evlilik ve kariyer üzerine sıkıntılarla karşılaşmaktayım. Genelde danışanlar şuna benzer durumları aktarırlar.

“Her şey yolunda giderken, birden tepetaklak oldum. Üstüme geçinmesi imkânsız bir müdür geldi, aniden işimden oldum, iş bulamıyorum…”

“Çok mutsuzum, işimi sevmediğimi fark ettim.”  “Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum, bu şehir üstüme geliyor, küçük bir yerde yaşamak istiyorum”

“Çok iyi bir teklif aldım, ya da aldığımı sandım, şimdi eski yerimi mumla arıyorum…”

Bu süreçlerle ilgili en önemli tavsiyem çok ani kararlar, radikal değişiklikler almayın. Özellikle düşünmeden yapılan iş değişiklikleri, şehir değiştirme, hayatı yeniden yapılandırma gibi uzun vadeli konuları, üzerinde iyi düşünüp planlamadan bu dönemlere denk getirmemek daha doğru olmakta. Zira nereye giderseniz gidin enerjiler sizinle birlikte gelirler. Bunu şuna benzetebiliriz. Evinizde ciddi bir yalıtım sorunu var diyelim. Duvarlarınız her sene kabarıyor, şişiyor. Siz yalıtım yaptırmak yerine, meseleyi duvarı boyayarak çözmeye çalışıyorsunuz. Ne olacaktır? Bir süre sonra her şey eskisinden daha beter olarak dönecek yeni yaptırdığınız boya dökülecek, belki de eviniz daha da kötü bir görünümde olacaktır. Dolayısı ile astrolojik olarak Sadesati, kişisel olarak ise zor zamanlar dediğimiz bu dönemlerde, biraz durmak ve sakin olmaya çalışarak, bu noktada evren bana neyi anlatmaya çalışıyor bilincini geliştirmek gerekir. Aksi takdirde, rutubetin üzerine sürdüğünüz boya, en kısa zamanda tekrar kabaracaktır.

Sadesati ve benzer süreçler ruhsal olarak kişiyi içe çeker. Kişi, oldukça sosyal iken, evden çıkmak istemeyen, hiçbir şey yapmak istemeyen biri haline gelebilir. Bu dönemlerin özellikle Satürn’ün Ay’ın üzerinden geçtiği kısımda, enerjinizin ve isteğinizin bazen yaşama sevincinizin bile düştüğünü hissettiğiniz dönemlerdir.

Aslında eksikleri tamamlama, kendinizi geliştirme, kendinizi keşfetme adına oldukça iyi zamanlardır. Bu nedenle zamanla gördüm ki özellikle ruhsal gelişime açık kişiler, kendini geliştirmeye eğilimli bireyler, teknik olarak oldukça zor görünen Sadesati süreçlerini oldukça verimli şekilde atlattıkları gibi, hayatlarının en iyi zamanlarını da bu dönemlerde yaşayabildiler. Sanıyorum hayattaki en zor mücadele, kendimiz ile olan mücadelemizdir. Kendimizi düzeltmek, eksiklerimizi kabul edip yenilenmek, kendimizi hayatın akışına bırakmaktan çok daha fazla zorlar. İçimize yaptığımız yolculuk, tek yöne gidiş bileti almak gibidir. Bir daha hiçbir şey eskisi olmaz. Önemli olan farkına varabilmek.

İlişkilere yönelik Sadesati dönemlerinin etkilerine göz atacak olursak. Bu konudaki en bariz örnek Hülya Avşar’ın yıldız haritasıdır.

Hülya Avşar, 10 Ekim 1963 saat 02.23 de Edremit’te doğmuş. Hint astrolojisine göre Ay burcu İkizler. Boşandığı 2005 yılında transit Satürn Ay’a göre birinci ve ikinci evinden geçiyordu. Yani, bir süredir yaşadığı Sadesati sürecinin en etkili bölümünden geçmekteydi. 2005 yılının Mart-Nisan bölümünden itibaren, transit Satürn doğum anındaki Ay’ına kavuşum yaptı ve yaz aylarında Kaya Çilingiroğlu ile sorunları arttıkça yaşadığı Sadesati etkisi de kuvvetlenmeye başladı ve bu süreç sonunda boşanma gerçekleşti. Bu noktada bilmeniz gereken her Sadesati yaşayan kişinin boşanma yaşamayacağıdır. Sadesati var olan sorunlar ile kişiyi yüzleştirir demiştik. Dolayısı ile Hülya Avşar’ın haritasında zaten evlilik alanı sorunlu çalışmaktaydı ve evliliklerinde basına da sıklıkla yansıyan çeşitli problemler yaşamaktaydılar. Bu nokta aldığı gezegen transiti onu evliliğindeki sorunlarla yüzleştirerek bir anlamda sonuca götürdü.

Bu süreçlerin bir ilacı, hapı yok… Keşke olsa. Evrene kafa tutmaya çalışanlar, gelen mesajları ısrarla anlamayanlar veya sorumluluğu, aileye, patrona, üstündeki müdüre ve eşe yükleyenlerin eninde sonunda kendi insani gücüyle yüzleşmesi kaçınılmazdır. Suçlamak kolay olandır. Oysa en çok kendimize inanıp güvenmek durumundayız. Aksi taktirde bize güvenen ve bize bir can ve ruh emanet ederek bu hayata gönderen ilahi sisteme de saygısızlık etmiş oluruz. 

Eğer buna benzer bir dönemden geçiyorsanız, yıldız haritanızda Sadesati dönemi başladığı teyit olmuşsa, öncelikle planlı olmaya, mümkünse yoga veya meditasyon türü bir konuyla ilgilenmeye gayret edin. Zira bu hayatınızdaki birikmiş stresi atmanın en sağlam yoludur. Bu tip eğilimim veya isteğim yok diyorsanız, o zaman hafif sporlar, kişisel gelişim araştırmaları arka fonda sizi rahatlatabilir. Radikal karar almadan önce iyice düşünmek doğru olur. Diğer yandan bu süreçten geçerken hayatımızın önemli bir büyüme sürecini tamamlamış ve artık daha farklı bir kulvara geçmiş oluruz. Bu nedenle genellikle bu sürecin sonunda kişiler kendilerini daha olgun ve farklılaşmış hissederler.

Hayatınızın sevgi, mutluluk ve farkındalıkla aydınlanması dileklerimle.

Sevgilerimle…

www.sebnemeksib.com.tr                                               

©Şebnem EKŞİB

Yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.