İkizler Burcunda Yeniay ve BİZ

08.06.2013 Bu sayfa 1980 kişi tarafından ziyaret edildi.

İkizler Burcunda Yeniay ve BİZ

Bugün (8 Haziran 2013) 18.56’da İkizler burcunda yeniay meydana geliyor. Jüpiter ile kavuşum yapan bu iyicil yeniay, iletişim ve haberleşmeyle ilgili konularda, eğitim ve yayıncılık alanlarında, sosyal medyada daha aktif bir sürece ve yeni gelişmelere işaret ediyor. Yeniaydan sonra Ay’ın önündeki ilk açı Jüpiter ile kavuşum olacağından, bilgi ve fikir paylaşımı, iletişim ve haberleşme daha da genişleyecek. 

Yeniaylar, yeni projeler başlatmak açısından uygun zamanlardır. Tam yeniay günü harekete geçmekten ziyade, yeniaydan bir iki gün sonrasını tercih etmek daha isabetlidir. Bu yeniay için özellikle geçerli. Zira İkizler burcundaki yeniayın yöneticisi Merkür’ün Uranüs ve Plüton ile T-kare açı formu (gergin bir açı kalıbı) oluşturacağı bir tarihe denk geliyor yeniay. Ama Pazar sabah saatlerinde etkin olacak Ay-Jüpiter kavuşumunun olumlu etkilerini iyi değerlendirebiliriz. Bu saatlerde yapacağımız her türlü iş ve girişimde başarılı sonuç alma şansımız yüksek. Ay’ın boşluğa gireceği 11:28 öncesini değerlendirebilirsek daha isabetli olur tabii.

Yeniay esnasında Merkür-Venüs, Uranüs ve Plüton arasında oluşan T-kare açı kalıbı, karşıt fikirler yüzünden güç çekişmeleri ve tartışmalara, sert açıklama ve beyanlara, yanlış algılanacak veya yerinde olmayan duygusal söylemler yüzünden gerginliklere sebep olabilir, dikkat! 

Haritada Merkür-Venüs, Satürn, Neptün arasında Büyük Üçgen açı kalıbı var ve Plüton’un oluşturduğu karşıt açı ile bu açı kalıbı Uçurtma açı kalıbına dönüşüyor. Plüton’un karşıt açıyla ortaya çıkarttığı baskı ve kontrol enerjisi, Uçurtma açı kalıbının bir ayağını oluşturan Yengeç burcundaki Merkür ve Venüs’ün büyük önem kazanmasına veiçinde bulunduğumuz stresli durumların, birbirini anlama ve sevgiyle bir arada olma yönünde itmesine sebep oluyor. Aslında bu açı kalıbı son birkaç gündür zaten aktif ve hiçbir ideoloji peşinde olmayan, sadece değerlerine sahip çıkma niyetinde farklı görüşten pek çok insanın bir arada hareket etmekte olduğunu görüyoruz. Dönüşüm enerjisini ifade eden Plüton’un baskı yaratarak bizi sınavdan geçirdiği stresleri aşmamızın temelinde sevgi, paylaşım ve hoşgörü, hayata geniş pencereden bakma, empati kurabilme, barış, kardeşlik gibi temaların yattığını göstermekte.

 

Sevgiyle Bütünleşmek

Sevgi, öncelikle tahammül ve hoşgörüyü, ardından da kişisel egoyu aşmayı gerektirir. Sevgi ve hoşgörü, kendi benliğini aşmış, kamil insanda en geniş, en anlamlı ifadesini bulur. Yunus Emre’nin tabiriyle, “Yaratılanı sevmelidir Yaratan’dan ötürü”. İrlandalı yazar ve şair Oscar Wilde’a göre sevmek, insanın kendi kendini aşmasıdır. Kendine hizmet etmek yerine, başkalarına hizmet etmek kavramı iyi anlaşılırsa, sonuçta kazanacak olan tüm insanlık olacaktır. Pek tabii ki bu hiç de kolay değildir. Hiç karşılık beklemeden, koşulsuz bir şekilde sevgi göstermek, sevgiyle bütünleşmek, egoyu aşmayı gerektiren bir iştir.

Zihin egonun etkisinde kalmaya çok müsaittir. Doğrudan paylaşım, ancak egonun ortadan kalkmasıyla mümkündür. Her şey benimle ilgili yönelmesini bırakıp, sevgi dolu bir işbirliği yapmayı gerektirmektedir. Ancak egomuzun üstesinden gelebilir, sevgi dolu bir işbirliğine yönelebilirsek, bu olumsuz gidişatın yönünü, olumlu yöne çevirebiliriz. Bencillikten ne kadar hızlı uzaklaşırsak, o kadar hızlı ilerleriz.  Bu dönemde, başta egomuzun bizi yönelttiği birçok şeyden feragat etmemiz gerekebilir. Yönümüzü bulmak için karşımızdakilerin duygularını dinlemeli, onları sevmeli ve birlikte aydınlanma için alan yaratmalıyız.

 

Korkunun panzehiri sevgidir!

İnsan bünyesinde sevgi enerjisi geçişine engel oluşturan en büyük etken, olumsuz duygu ve düşüncelerdir. Olumsuz duygu ve düşüncelerin kaynağı korkudur. Yaşama olan güvenin, geleceğe inancın bittiği yerde, korku başlar. Korkunun olduğu yerde, karanlık hakimdir. Korku, gelişimi engelleyen bir faktördür. Korku ayırır; çevreyle, doğayla, bütünle bağların kopması sonucu oluşan bir çalkantıdır korku!

Hayatımızı, inançlarımız yönlendirmektedir. Yaşamımızı korku içerisinde mi sürdüreceğiz, yoksa sevgi içerisinde mi yaşayacağız sorusunun cevabı, bizim hangisini tercih ettiğimiz ile alakalıdır. Sevgiyle dolu bir dünya oluşturmayı seçersek, zihnimiz ve vücudumuz da buna uyum sağlayacak, giderek daha sağlıklı olacaktır. Sevgi ortamında doğan pozitif düşünce, mutlu ve sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez koşullarındandır. Sağlıklı ve tatminkar bir yaşam için ilk yapmamız gereken şey, korkularımızı yok etmek, bunun yerine sevgiyi koymak olmalıdır.

 

Yaratıcı çözümler

Yeniay derecesi, gökyüzünün önemli yıldızlarından biri olan Rigel ile birleşiyor. En kısa yorumu ile Rigel eğitmendir, bilgiyi getirendir. Kaosa düzen getirme, bunu sözleri ve eylemleriyle yapma enerjisi taşır. Gruplara yapılanma getiren, fikirlerini pratik tavırla uygulatan bir yönü vardır. Yeniayın bu yıldızla birleşiyor olması, bu görevi üstlenecek, yaratıcı fikirleriyle çözüm üretecek yetenekte kişilerin öne çıkacağını gösteriyor olabilir. Transit Kiron’un bir ülke haritasının Uranüs derecesini tetiklemesi de aynı temayı ifade ediyor. Bu transit, çözüm bekleyen konularla ilgili alışılmış modellerin ötesine geçen alternatif modeller oluşturma şansı verebilir. Parlak ve orijinal fikirler ortaya çıkabilir.

Sevgi, umut ve ışıkla…

Öner DÖŞER

8 Haziran 2013, Cumartesi

ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan