Kadın Haklarına Yönelmiş Bir Avukatın Varlıksal Seçimi Konusunda Haritanın Söyledikleri

19.11.2013 Bu sayfa 3167 kişi tarafından ziyaret edildi.

KADIN HAKLARINA YÖNELMİŞ

BİR AVUKATIN

VARLIKSAL SEÇİMİ KONUSUNDA HARİTANIN SÖYLEDİKLERİ

           

            Örnek harita, kadın sorunlarıyla ilgilenen, avukat bir arkadaşıma ait. Hartitasındaki belirleyici noktaları inceleyerek onun bu mesleğe, kadın araştırmaları yönünden nasıl yöneldiğini görmeye çalışacağız.

            Arkadaşım, kadın hakları konusuna daha en başından beri takıntılı bir biçimde ilgi duyuyordu. Kadınları savunmak konusunda kendine hakim olamıyor, bu yüzden zaman zaman çok zor durumlara düştüğü oluyordu. Hatta yakın bir zamanda, erkek arkadaşından şiddet gören bir kadın arkadaşını kurtarmak için araya girdiğinde kolu fena biçimde kırılmış ve maddi manevi büyük zarar görmüştü.

            Haritaya döndüğümüzde haritada yükselen burcun Ay yönetimindeki Yengeç burcu olduğunu görüyoruz. Bu bize son derece duyarlı, duygulara dayalı hareket etme biçiminin kişinin dışarıdan görünen yanını oluşturduğunu söylüyor. Ay, haritada dişil yanımızı temsil eder. Haritada Ay, toplumsal görünümü ve kariyeri anlatan tepe noktasına yakın bir yerde, yine mesleği ve toplumsal statüyü anlatan 10. evde konumlanmış ancak zarar gördüğü Koç burcunda.

    

            Bu görüntü bize kişinin dişil konularda toplumsal görünürlük kazanacağını ve bunu Koç burcu doğasında yani girişimlerle, liderlik vasfıyla ve atılımlarla gerçekleştireceğini söylüyor. Savunmak, dava açmak gibi hareketler bu Koç burcu doğasına oldukça uygun. Üstelik zarar gören Ay, bu konuda zarara uğrama riskinin de habercisi. Koç burcundaki Ay'ın zarar görmesini sağlayacak şey genellikle düşüncesizce, güdülerine dayanan bir anlık hareketleri olur. Bazen fazla öfke ya da anlık inatlar da Koç burcunun gölge yanlarıdır. Öyleyse kariyerinin ve tolumsal görünürlüğünün bir parçası olan bu dişil konular zaman zaman onu Koç doğası nedeniyle zorluklara da düşüreceğini söylüyor.

            Ay, Koç burcunda ve 10. evde: "Fazla güdüsel, dürtüsel, düşünmeden, belki de agresifçe duygularınla atılmak seni kadınlarla ilgili konularda, özellikle toplumsal statünün uzantısı olan alanlarda, zarara sokabilir." diyor. Ancak bunun yanı sıra okul döneminde kadınları hedef alan tez çalışması ve kadın müvekkillerine karşı duyduğu sempati, duygudaşlık ve benimseme hisleriyle güdüsel olarak Koç doğasının atılganlığı, hareket odaklılığını birleştirerek toplumsal alanda görülür şekilde faydalı ve güzel işler de başarıyor.

             Bir gezegen zararda olduğu bir burçta denegelemekte zorlanacaktır ama bu sadece kötü çalışacağı anlamına gelmiyor elbette. Daha fazla bilinç ve farkındalık bize daha iyi potansiyelleri yaşamak konusunda yardımcı olacaktır.

             Haritadaki en önemli gösterge olan Güneş ve onun çevresindeki stelyuma girmek için özellikle hikayenin ikinci kısmını bekledim. Çünkü Güneş, arkadaşımın hayatındaki çok önemli başka bir gerçeği daha anlatıyor.

            Güneş haritada, bizim parlamak, kendimizi göstermek ve aydınlatmak istediğimiz konuları ve yaşam alanlarını gösterir. Arkadaşımın haritasında Güneş ev, aile, yuva, kökler gibi konuları anlatan dördüncü evde ve ilişkileri, estetiği ve adaleti anlatan Terazi burcunda. Üstelik adalet konusuna son derece önem veren ve sembolü de adaleti, dengeyi ve uyumu anlatan bir terazi olan bu burçta üç gezegeni içine alan  bir stelyumu var. Stelyumlar haritada önemli vurgulardır. Bir avukatın haritasında da Terazi burcundaki bir toplanma zaten kişiyi mesleğine iten duygunun güçlü adalet duygusu olduğunu göstermekte. İşin daha önemli olan tarafı, arkadaşımın daha sonra öğrenmiş olduğu bir bilgiye göre bu adaleti sağlama güdüsünün köklerinin gerçekten de 4. ev alanından yani aile ve aile köklerinden kaynaklandığı ya da daha doğru bir ifadeyle o alanda sağlanmak isteniliyor oluşu. Çünkü önceki kuşaklarda ailesinin kadınlarına yapılmış çok önemli haksızlıkların ve şiddet olaylarının varlığı ortaya çıkıyor.

            Bu noktada tüylerim diken diken olarak ruh varlığının yaptığı seçimi nasıl incelikle ifade etmiş olduğunu görüyorum. 4. evde yani aile, kökler, geçmiş konularında Terazi burcu özelliklerini yani adaleti, eşitliği sağlamak için buraya gelmiş olduğunu Güneş'in bu noktadaki yerleşimiyle anlatmaktadır. Geçmişinde, ailesinde incitilmiş olan kadın ruhunu onarmak, kadın için de adaleti ve eşit hakları ortaya koyabilmek, görünür kılabilmek için ruh tüm varlığını bu konuya yoğunlaştırabileceği bir anda dünyaya gelmiştir.

            Aynı zamanda 10. ev girişinin yani mesleki toplumsal göstergelerinin yönetici gezegninin Mars ve onun da Terazi burcunda 4. evde bulunması, işinin ev, aile ve kökleri konusuyla ilgili olacağını ve Terazi burcu da bu konuda adalet, eşitlik gibi konularda Mars doğasında yani çabalar gösterilerek var olunacağını tekrar vurgular.

            Yine 10. evde bulunan Kiron, kariyerin anlattığı konularda yaralanmayı, Uranüs ve Mars karşıtlığı, bu yaralanmaların zaman zaman aniden yaşanabilme riski gibi şeyleri tekarar tekrar anlatmaktadır. Tabi Kiron-Uranüs/Mars karşıtlığı için illa zaman zaman aniden ortaya çıkan sorunlar demek yerine Boğa burcundaki Kiron'un anlattığı uyum ve içsel huzur konularında yaşanan yaralanmalar şifalandırıldığı taktirde kontakta bulunduğu Uranüs ve Mars konularında da yani ruhun en derininden özgürlüğe kavuşması ve adalet konusundaki çabaların içsel huzuru sağlama konusunda meyve vermesi olarak da yorumlanabilir. Ancak haritanın vaadettiği bu üst potansiyele ulaşmak daima hayata daha yüksek bir bilinçle bakmak, yaşananlardan ders çıkartabilmek ve hayata umutla, dört elle sarılmakla mümkün.

            Yine 4. evde ve Güneş'le kavuşumda bulunan Plüton gezegeni kaderini ,en azından geçmişte yaşananların izlerini iyileştirerek ve kadınların görmezden gelinen haklarını görnür kılarak gerçekleştireceğini ve ailenin yapısında büyük bir değişim ve dönüşüme neden olacağını gösteriyor.

            Plüton'un anlattığı büyük dönüşüm ve kadersellik konuları da arkadaşımın hayatında 4. ev kapsamında olan aile ve kökler konusunda ortaya çıkıyor. O köklerinde kadına yapılan haksızlığı dönüştürmek için gelmiştir. Haritanın mükemmel kompozisyonu tekrar tekrar bunu  vurgulamakta.

            Bu haritayı seçmemdeki en önemli sebeplerden bir tanesi, arkadaşımın kendi ruhunun arzusunu sezmiş, zor da olsa, zaman zaman zarara da uğrasa bu işin peşini bırakmamış olmasıdır.

            Şimdi kendisi serbest çalışan bir avukattır. Yaşadığı zorluklara rağmen serbest çalışmak konusunda direniyor. Karaktekterin kadersel diğer özelliklerine de sabit yıldızlar aracılığıyla bir göz atalım.

 

            Sabit Yıldızlar

            Sabit yıldızlar konusunda da sürpriz olmayan bir şekilde, genel olarak tanrıçaları ve dişilliği temsil eden yıldızlar hakimiyette. Dişil konuların önemli olduğu bu haritada, aynı zamanda yükselen yöneticisi olan Ay'dan incelemeye başlamak herhalde yanlış olmaz.

            Yükselen yöneticisinin konumlandığı yer kişinin hayatta çekileceği alanı anlatır. Bu alan arkadaşımın haritasında 10. ev yani kariyer, meslek ve toplum önünde kendini gösterebileceği alan olmuş. Dava açmak ya da savunma yapmak gibi atak ve hareket isteyen konuları Ay'ın bulunduğu Koç burcu doğası zaten arzulamakta. Bunun yanı sıra haritada Ay, Bellatrix sabit yıldızıyla paralel yapmakta. Bu yıldız genel olarak insan ruhunun zorluklarla öğrenen tarafını anlatır. Bu yıldızın etkisiyle kişi kendi zayıflıklarını öğrenerek başkalarına da yardımcı olacağı bir yola girer. Ay, yönetici gezegeni vasıtasıyla bu konuyu da yine kendi köklerinden alıp kariyer alanına taşımakta ve kendi köklerindeki kadın ruhunun incinmişliğinden öğrenen ruh, bu yaralanmayı başkalarına yardımcı olmak için bir araca dönüştürmektedir. 4. ev yani kökleri alanından aldığı acı deneyimin gücüyle 10. alanda, yani kariyer alanında bir avukat olarak başkalarına yardımcı olması Bellatrix'in onun hayatındaki etkisine iyi bir örnektir. Aynı zamanda kariyer alanında bağımsız olarak çalışma isteği de yine bu yıldızla bağlantılıdır çünkü Bellatrix'in bireysel davranmaya iten bir etkisi de olacaktır ve bu 10. ev alanındaki bilinçdışının (Ay'ın) bir özelliğidir. Bilinçdışı (Ay), Bellatrix'in etkisiyle onu kariyer alanında köklerinden beslenerek başka insanlara yardım etmeye ve bireysel davranmaya itmektedir.

            Aynı etkiyi bir kez daha vurgulayan biçimde Yengeç burcunda bulunan ASC derecesi Pollux yıldızıyla kavuşumdadır. Pollux, zorluklarla öğrenmeyi ve öğrenmek konusunda zorlukların, kişinin hayatının odak noktalarından biri olacağını gösterir. Ne yazık ki 4. evde yani aile köklerinde saklanmış olan bu konu hakkında bilgi edinmek ve bu konunun onun hayatında yarattığı ruhsal zorlukları açıklığa kavuşturmak, anlamak onun için kolay olmadı. Bu noktada ASC yöneticisi olan Ay'ın anlattığı zorluklarla öğrenme konusu bir kez daha vurgulanmakta. Bilgi, ona kendiliğinden ve kolaylıkla değil uzun çabaların ve yaşanan acı olayların sonucunda ulaşmıştır.

            Haritanın devamında 2. ev girişine ve Aslan burcuna yerleşmiş olan Satün de yine oldukça önemli bir konumda. Haritada Satürn'ün yöneticisi, Güneş. Dolaysıyla Satürn'ün ifade ettiği konular da Güneş'in bulunduğu 4. ev konularına yani aile köklerine bağlanıyor. Satürn 2. evin girişinde sahip olunan değererin daima öz çabayla kazanılacağını anlatıyor. Bunun yanı sıra benim dikkatimi çeken anlamı ise maddi değerlerden önce 2. evin kendimize verdiğimiz asıl değeri, içsel değeri ve kendimize göre hak ettiklerimizin de belirleyicisi olması. İkinci evin girişindeki Satürn katıksız bir çaba gösterildiği taktirde bir şeylerin maddi/manevi hak edilmesi ya da kendimize hak görülmesi olarak tercüme edilebilir. Yani eğer gücümüzün el verdiği son noktaya kadar çalışmamış ve uğraşmamışsak o zaman o şey bizim hakkımız olamaz. Bu çetin çalışmalar ve çabaları gerektiren bir durumdur. Ve harita bu çabaları da yine Güneş aracılığıyla 4. ev konularına bağlamakta. Yani kendi değerini kazanmak istiyorsan (Satürn 2. ev girişi) bu ancak ailenin dolayısıyla kendinin köklerini aydınlatman ve bu konuda çabalamanla gerçekleşecek (Satürn'ün yöneticisi Güneş 4. evde). Bu anlamı tekrar geçmek istedim çünkü Satürn'ün kavuşumda bulunuduğu sabit yıldızlar yine dişil temalardan bahsediyor. Bunlardan ilki Dubhe yıldızı. Dubhe yıldızı zaten doğası gereği Satürn'e oldukça yakın bir yıldız. Doğa ananın merhametli ve bolluk dolu oluşunun yanı sıra bazen de acımasız ve sert oluşunu hatırlatıyor bize. Dişil tabiatın sertliğini, zorlukların acımasız olabileceğini söylüyor. Bu yıldızın anlattığı şey sevgi duymakla birlikte bu sevginin zaman zaman acımasızlıklara da katlanmayı gerektireceği çünkü her şey her zaman güzel gitmeyecektir. O halde toplamda Satürn'ün anlamını güçlendidiren bu kavuşum, kendi içsel değeriyle birlikte maddi değerlerine de kavuşmanın kolay olmayacağını, bu sürecin belli bir sevgi içereceğini ama yine de zaman zaman haritanın ilgili olduğu konuda acımasızca zorlayacağını hatırlatıyor.

             Yine Satürn, ruhun gerçekleştireceği bir misyonu ve görevi olduğunu anlatan Alhena yıldızıyla kavuşmaktadır. Bu misyon kendi değerlerini kazanmakla ilgilidir ve kendi değerlerini kazanmak konusu da elbette yine(Satürn yöneticisi Güneş yoluyla)  4. ev konusuna bağlıdır.

            Zor görünen bunca misyona ve ruhun üstlendiği görevlere rağmen, eğer vazgeçilmez ve emek harcanırsa , Satürn'ün vaadlerini asla unutmaz, sözüne sadıktır, ne kadar zorluk yaşanılırsa yaşansın, sonunda hak edilen hediyeyi verecektir.

            Dişil göstergelerin bu kadar önemli olduğu bir haritada Venüs'ün öngördükleri de oldukça anlamlı ve önemli. Venüs, ilişilerimizle birlikte kendi dişil yanımızın bir kısmını da anlatır. Aynı zamanda haritanın 4. ve 11. evlerini de yönetmekte. 4. ev harita için en önemli olayların geliştiği aile köklerini anlatıyor ve 11. ev de sosyal çevreyi anlatmaktadır. Venüs, bu iki alanı birleştirmiş ve üzerine Zuben Elgenubi yıldızıyla kavuşum yapmıştır. Bu yıldız, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde sosyal alanda bilinçlenmeye hizmet etmeyi anlatır. Bu yıldızın etkisi, harita üzerinde toparlandığında, kadınlarla ilgili konularda (Venüs) aile köklerinden gelen (4. ev yöneticisi) ve sosyal alana bağlanan (11. ev yöneticisi) bir bilinçlenme yaratmak istemektedir. Zuben Elgenubi yıldızının etkisi, arkadaşımın hayatında oldukça belirgin bir biçimde çalışmaktadır. Ancak onun için içsel bir itkiyi ifade eden bu his, aslında kainatın bir parçası olan gök cisimlerinin bizim hayatımıza gönderdikleri etkilerden yalnızca biridir. Bu noktada C.G.Jung'un bir sözüne dönme ihtiyacı hissettim. Jung der ki : "Önemli olan bilinçdışı malzemeye kişilikler yükleyerek kendini ondan ayırabilmek ve aynı zamanda onların bilinçle bağlantı kurmalarını sağlamaktır. Güçlerini yok etmenin yöntemi budur." Yani bilinçdışımızda kalan bir etki bizi yönetme gücüne sahipken, o etkiyi bilincimize çıkardığımızda yani onun hakkında bilgi sahibi olduğumuzda onu yönetme gücü bizim elimize geçer. Karkterimizin parçalarını oluşturan astrolojik etkiler için de durum aynıdır. Bütün bu konuya bilinç dahilinde yaklaşmak, her zaman neye çekildiğinin farkında olmak, o şeyi gerçekleştirmek için daha çok bilinç kullanabilmek, başarı şansını yükseltecektir. Çünkü bilinç her güçten daha kuvvetlidir. Haritaya döndüğümüzde, bilinçli ya da bilinçsiz olarak kadın konusunda farkındalık sağlamak misyonunu üzerine almış bu kişi için, bu konunun farkında ve daha serinkanlı davranmak, onu haritada görünen bazı zararlı görünümlerden de koruyacaktır.

                        Son olarak  haritada, harcanan çabaları anlatan gezegen Mars'a bakacağız. Mars, çaba göstemek, harekete geçmek konusunda aile köklerinin olduğu 4. eve yerleşmiş. Haritanın iki önemli dişil göstergesi Ay ve Venüs'tür. Mars, Ay'ın konumlandığı 10. evin ve Venüs'ün konumlandığı 5. evin, dolayısıyla Ay ve Venüs'ün yönetici gezegeni ve bu konularla birlikte bu etkileri 4. eve taşıyor. Haritanın bu vurgusu öyle güçlü ki, bu konuyu anlatan benzer cümleleri kaç defa kurduğumu bilmiyorum şu an. Kendi dişiliğini kullanabilmek (Venüs, 5. ev, Akrep)  ve kadınlık konusunu toplumsal olarak görünür hale getirebilmek (Ay, 10. ev, Koç) hakkında verilen çaba (Mars) yine aile köklerine (4. eve) bağlanmış. Terazi burcu karakterinde bulunan Mars, bu konularda hukuk, adalet ve ilişkiler konusunu düzenlemek için bütün çabasını harcayacağını zaten anlatmakta. Bunun yanı sıra Mars bir de Spica yıldızıyla paralel yapıyor. Spica da şaşırtıcı olmayan bir şekilde, dişil bir yıldızdır ve tanrıçadan gelen hediyeyi anlatır. Bu hediye bir üstünlük potansiyelidir ve daha da çok lütfedilen yeni bir bilginin işaretidir. Bu bilgi elbette ona iyileştirme imkanı verecek aile köklerinde saklanan gerçeği ortaya çıkarmak olarak yorumlanabileceği gibi bunun çok daha ötesinde 4. evin verebileceği, kendini tanımak ve bilmekle ilgili bir çok armağan da vermesi mümkündür. 4. evin kökleri aileden çok daha derine, kendi geçmişimizin sonsuz derinliğine uzanır ve bu konuda Spica yıldızı ona üstünlük verecek bilgiler konusuda onun yanında olacaktır.

            Hazal Işık  AÇIKEL

AstroArt Astroloji Okulu

11.11.2013