Plüton Akrep: Nedir Bu İndigo Bilinci; Kimdir Bu “Çivit-Mavi” Çocuklar?

07.03.2014 Bu sayfa 2559 kişi tarafından ziyaret edildi. 1970’lerden itibaren temelleri atılan ve tartışmalara, karşı çıkışlara rağmen ismi önlenemeyen İndigo çocuklar hakkında ben de bir şeyler söylemek istedim. Malum jenerasyon 1984 başlangıçlı “Plüton Akrep” jenerasyonu. Kolay bir jenerasyon değil, onlar hakkında bol bol konuşmak gerek. Ben işe biraz da astronomik açıdan yaklaşmak, bu yaklaşımı dünyamızın “dönüşümüyle” harmanlamak istiyorum. Plüton, bildiğimiz üzere 1930 yılında varlığından astronomik olarak haberdar olduğumuz, Güneş sistemimizin en dış sınırında kalan parçasıdır. Biraz görselleştirirsek, Plüton’un Güneş sistemini nasıl kapsadığını ve onun sınırlarını nasıl çizdiğini hissedebiliriz. Plüton, astrolojide de ölümü ve yeniden doğuşu anlatır yani kendimizin sınır çizgisini; ölümle yeniden doğuş arasındaki noktayı. Her hareket bir anlamın göstergesidir. Hiçbir şeyi bir anlam olmaksızın yapmayız, elimizi kaldırmamızdan gezegenlerin dönüşüne kadar her hareket bir “anlam” içerir. Plüton’un hareketleri ve dönüşleri de bizim için büyük dönemlerin habercisidir. Çünkü sistemimizin en dışında kalan, tamamını içine alan ve “dönüştüren” bir anlamı vardır. O, Güneş sisteminin en ağır ilerleyen, kitle hareketlerini etkileyen ve dönemleri değiştiren parçasıdır. Ezoterik bilgilerde hep bir “tufandan” dünyanın sonundan ve dönem bitişlerinden bahsedir. Bu dünya dönemleri ise 2600 yıl olarak bildirilir. 2600 yılın astronomik olarak hesapladığımızda Plüton’un 12 döngüsüne yani Güneş sistemi etrafında 12 kez dönüşüyle örtüştüğünü görebiliriz. Şimdi bu yıl hesaplandığında 2900 küsur yıla denk gelmesine rağmen geriye doğru dönüp baktığımızda Plüton döngülerinin sürekli kısaldığını, bugün 245 yıl olan bir döngünün, bir dahaki döngüde 246 yıl olduğunu, bugünden önceki döngülerde ise 243 olduğunu yani geriye doğru gidildiğinde azaldığını görebiliriz. Bu da demek oluyor ki, bundan çok daha uzun zaman önce Plüton’un 12 döngüsünü, tıpkı bu bilgilerin söylediği gibi 2600 yıl olarak hesaplamak mümkündü. Bu 2600 yıl da, bir dünya döneminin sonunu anlatıyordu. Amacım kıyamet tellallığı yapmak değil, gökyüzünde bir şeylerin değiştiğini ve bir dönemin sonlanıyor olduğunu, bunun elbette dünyaya da yansıyacağını, tıpkı ezoterik bilgilerde olduğu gibi dillendirmek. Keza vaktiyle Plüton diye bir gezegenin varlığından tamamen habersizken verilen bu sayıların şimdi astronomik gerçekliğinden rahatça bahsediyorsak, bilginin devamında bahsedilen “dünyasal dönüşümden” de bahsetmek gerekir. Bugünden ileriye doğru gidildiğinde Plüton’un tekrar Koç burucuna gelip bir dönemini bitirmesi 2068 yılına denk geliyor. Bir dönem, bir anlam, kendini tamamlıyor ve tamlığa kavuşuyor. Plüton, bir anlamı tamlığa kavuşturmak için yoluna devam ederken, o Akrep burcuna geçtiğinde, bahsi geçen indigo çocuklar dünyaya gelmeye başladı. İndigo, kelime olarak çivit mavisi anlamına geliyor. Çivit mavi ise ruhsal öğretilerde üçüncü gözün, yani evrensel idrakin, gerçeği anlamanın rengidir. Konu gerçeğe ulaşmak olunca, burçlar kuşağında da hemen akla gelen Akrep burcudur. Akrep burcu, en özdeki gerçeği arayan ve ona ulaşana dek geri kalan her şeyi, tüm fazlalıkları, abartıları, gereği olmayanları yok eden, eriten bir karaktere sahiptir. Plüton Akrep burucundayken dünyaya gelen bu çocukların oluşturduğu jenerasyonun görevi de işte tam olarak budur; işe yaramayan tüm ağırlıklardan dünyayı kurtarıp öz bilince ulaşmak, artık yalnızca gerçeklerden bahsetmek... Bu jenerasyon aynı zamanda bizim bildiğimiz adıyla “Gezi Jenerasyonudur.” Onların gerçekten gayrı kimseden ve hiçbir şeyden korkuları yoktur; ruhun özünü bilirler ve bunu göstermek için dünyaya gelmişlerdir. Onları ne devletler korkutur, ne polis, ne sınırlar, ne de baskılar. Onların bildikleri tek şey, içlerindeki özsel güçtür; onlar anne- babalardan çok “hakikatin çocuklarıdır.” Bu kuşağın asıl amacı, ölüm ve yaşamı bir araya getirip birbirinden ayrı şeyler olmadığını da dünyanın bilgisine sunmaktır. İndigolar ölümden korkmazlar. Bu yüzden bu çocukların bilinci dünyada şok etkisi yarattı. Herkes onların kendilerini nasıl TOMA’ların önüne attığını, vücutlarını ve ruhlarını nasıl hiçbir şeyden sakınmadıklarını hayretle izledi. Bu bilgi, ölümden ve yaşamadan korkmayan, yalnızca içlerindeki gerçeğin peşinden gitmeyi bilen indigo çocukların dünyaya verdikleri en kıymetli şeydir. İndigo jenerasyonu, dünyasal dönüşümün “ruhsal gerçeğe dönüş” kısmını dünyaya taşıyorlar. “Beden” denen aracın, ruhun emrinde yürümekten başka hiçbir işi olmadığının canlı kanıtı onlar. Geçmiş kuşakları da bu bilgiyle tanıştırıyor ve onları gururlandırıyorlar. Plüton akrep jenerasyonundan sonra gelen Plüton Oğlak jenerasyonuysa bu yeni bilgiyle yeniden dünyayı yapılandıracak olan kuşaktır; yeni anlayış, yeni değerler, yeni bir toplum onlarla inşa edilecektir. Devam eden Plüton Kova, küresel bilincin hâkim olacağı ve kolektif değerler ışığında sınırların ortadan kalkacağı, insanlığa hizmet zamanını getirecektir. Bu zamanda, tüm bireysel özgürlükler ve farklılıklar kabul görecek ve ortak, tüm insanlığa hitap eden, hümanist değerler hüküm sürecektir. Plüton bu devresini kapatırken gireceği Balık burcunda ise ruhun tam dönüşümü, birlik bilinci iyiden iyiye tüm insanlığı bir ruhsal gerçeklik altında bir araya getirecek, “bir olma” duygusuyla bütün bilinci dönüşüme uğratacaktır. Bu kademeli gelişimde, indigo jenerasyonunun başlattığı öze dönük bilgi, diğer kuşakların değerlerinin ana kaynağı olacaktır. Plüton’un en güçlü ifadesini dile getiren bu kuşağın çıkardığı güçlü bir ses, bize mükemmel bir gelişimin tamamlanışını haber veriyor. Hazal Işık AÇIKEL