Tıbbi Astrolojide Yay Burcu ve Bu Dönemdeki Transitlerin Etkileri

15.08.2016 Bu sayfa 4759 kişi tarafından ziyaret edildi.

 Yay burcu Eylül 2015 ortalarından beri Satürn’e ev sahipliği yapmakta.  Ağustos ayı başında Mars’ın da bu burçtan geçiyor olması ve Satürn ile kavuşum yapacak olması bu burç ile ilgili konuların daha da vurgulu hale geleceğini gösteriyor.

Yay burcunun elementi ve niteliği

Burçların etkileri burcun elementi, niteliği ve tıbbi astrolojide ilişkili oldukları beden bölgeleri ile ilgili olacaktır. Yay burcu ateş elementinden, değişken nitelikte bir burçtur.  Haliyle ateş elementinin sıcak ve kuru doğası, değişken niteliğin alevlenip-solan, ani ilerleyici olmayan ya da sabit olmayan özellikleri nasıl doğum haritasında hissediliyorsa, transitlerle de etkili olacaktır. Transitler geçiş yaptıkları burçların özelliklerini yansıttıklarından, doğum haritalarında sıcak ve kuru özellikleri baskın olmayan kişilerde bile iz düşümleri olan evlere göre bu element ve niteliklerin daha belirgin hale gelmelerine neden olabilirler.

Yay burcunun ateş elementinden olduğunu, sıcak ve kuru olduğunu söyledik. Gezegenler de bulundukları burcun doğasını etkileyebilirler, yumuşatabilirler ya da daha sert hale getirebilirler. Genel olarak ışıkların ve klasik gezenlerin Yay burcu doğasını nasıl etkilediklerine kısaca bir bakalım:

Güneş ilk 12 derecede 4. dereceden sıcak ve kuru, son 18 derecede aşırı sıcak ve kuru;

Ay ilk 12 derecede 3. dereceden sıcak ve kuru, son 18 derecede 4. dereceden sıcak ve kuru

Merkür ilk 12 derecede 3. dereceden sıcak ve 4. dereceden kuru, son 18 derecede 4. dereceden sıcak ve aşırı kuru

Venüs ilk 12 derecede 3. dereceden sıcak ve kuru, son 18 derecede 4. dereceden sıcak ve kuru

Mars  ilk 12 derecede 4. dereceden sıcak ve kuru, son 18 derecede aşırı sıcak ve kuru,

Jüpiter ilk 12 derecede 4. dereceden sıcak ve 3. dereceden kuru, son 18 derecede aşırı sıcak ve 4. dereceden kuru

Satürn ilk 12 derecede 3. dereceden sıcak ve 4. dereceden kuru, son 18 derecede 4. dereceden sıcak ve kuru.

Satürn ve Mars Yay burcunun 9. derecesinde kavuşum yapıyorlar, kuru ve sıcak etkisini oldukça fazla arttırıyorlar

Yay burcunun temsil ettiği beden bölümleri

Yay burcu tıbbi astrolojide kabaca belin alt kısmı, omuriliğin alt kısmı, kalça, popo, uyluk bölgesi ve bu seviyedeki yapılar ile ve yöneticisi Jüpiter dolayısıyla karaciğer ile ilişkilendirilir. Bu bölgedeki tüm (atar ve toplar) damarlar, lenf damarları, sinirler, kaslar, kemikler, eklemler etki alanına girer.  Yönetici Jüpiter’in şanına uygun şekilde karaciğer vücuttaki en büyük organ, siyatik sinir ise en uzun periferik (çevresel) sinirdir. Yay burcu hareket (motor) işlevle, bu vesileyle daha çok beynin sol yanıyla ve nefes vermekle de ilgilidir. İkizler burcu dış verileri toplar ve iletir, Yay ise beyinden çıkan emirleri iletir. İkizler burcu nefes almakla Yay ise vermekle ilgilidir.

İlişkili hastalıklar

Yay burcu ile ilişkili hastalıklar tabii ki gezegenlere ve evlere göre de şekillenir, ama başlıca hastalıklar arasında temsil ettiği bölgelerle ilgili tüm kazalar, yaralanmalar, enfeksiyonlar, eklem ve kas hastalıkları, sinir basıları ve iltihapları, bu bölgedeki büyük toplar damarlarla ilişkili hemoroit (basur – Akrep ile birlikte) ve varis problemleri, karaciğer ve sindirim metabolizması ile ilgili sorunlar, bu bölgedeki büyük atar ve toplar damarlardaki pıhtılar - tıkanmalar, lokomotor hastalıklar dediğimiz beyinden gelen emir iletiminde ya da bölge kaslarında zayıflamadan kaynaklanan hareket problemleri, nefes darlığı ve çarpıntı, ateş, döküntü benzeri element dengesizlikleri ile ilgili hastalıklar sayılabilir. Yay burcu değişken nitelikte olduğundan hastalıkları genellikle alevlenip sönen karakterde olacaktır, hastalıkların aralıklarla tekrar etmesini bekleyebiliriz.

Bu dönemdeki transitler

Yay’daki Satürn durdurucu, tıkayıcı, doku yapımını engelleyici etkisini gösterecektir, toprak elementinden olduğundan somut tıkanıklıklara neden olabilir, yaralarda geç iyileşmeye, uzun süren hastalıklara, kemik yapımında ve yapısında bozulmaya, metabolizmada yavaşlama ve tıkanıklıklara neden olabilir.

Mars’ın ise aktive edici bir yapısı vardır, ateş enerjisi taşır. Metabolizmada aşırı yüklenmeye, enfeksiyonlara, kendini ateş ile sergileyen hastalıklarda artışa neden olabilir. Yay’daki Satürn ve Mars dışında yönetici Jüpiter Başak burcunda yine sindirim ve metabolizmayı, bağırsaklarla ilgili sorunları önümüze getirebilir. Başak da kuru mizaçta bir burçtur.

Bu dönemde sık görebileceğimiz hastalık ve yakınmalar

Özetle bu dönemde sık karşılaşacağımız yakınmalar arasında başta aşırı sıcak ve kuru etki nedenli elde ayakta yanma hissi, deri ve gözde kuruluk, nefes darlığı – çarpıntı, idrarda koyulaşma, deride kızarıklıklar – kabarcıklar, ateş ile birlikte seyreden döküntülü hastalıklar, Yay burcu metabolizma ile de ilgili olduğundan hazımsızlık ve karaciğerde aşırı yüklenme nedenli halsizlik, sindirim sistemi hassasiyeti sonucu ve mikrobik barsak hastalıklar, kendini sınırlandıran ishaller (transit Jüpiter Başak’ta), bacaklarda şişlik ve ödem, kalça eklemi hastalıkları, kuyruk sokumu ve uyluk kemikleriyle ilgili hastalıklar, belin alt bölümündeki kaslarla ilgili kasılmalar bel ve bacaklara vuran ağrılar, omurgada daralma nedenli sinir basıları, bacak ve ayaklarda his kaybı, karıncalanma-batma-yanma hisleri, kramplar, başta siyatik iltihabı olmak üzere sinirlerden kaynaklanan ağrılar, büyük damarlarda basılar ve pıhtılar ile ilgili hemoroitler, kalça ve popo bölgesinde fistüller, çıbanlar, apseler,  genel olarak kemik ve yumuşak doku (deri, kas, vs…) hastalıklarında iyileşmede gecikme sayılabilir. Bu dönemde sakarlıkta ve kazalarda artış, özellikle Yay’ın temsil ettiği bölgelerde yaralanmalar görülebilir.

Neler yapabiliriz

Özellikle bu dönemde sık serin-ılık duş almak, aşırı yağlı olmayan losyonlar kullanmak (çok kuru deri söz konusuysa inceltilmiş susam yağı benzeri preparatlar deri ve saçlara uygulanabilir), aşırı sıcak-aşırı soğuk yiyecek ve içeceklerden uzak durmak, aşırı tuzlu-acı ya da ekşi tatlardan kaçınmak, hazmı kolay olan ılık-serin süt, ekşi olmayan ayran, çok ekşi olmayan hafif tatlı limonata ya da doğal meyve suları içmek, hazmı kolay ve barsak temizliğini kolaylaştıran yaz sebzeleri ağırlıklı beslenmek, aşırı yağlı-aşırı tatlı besinlerden kaçınmak dengemizi sağlamamıza yardımcı olacaktır.  Mars aşırı yüklenme, Satürn ise metabolizmanın yavaşlaması anlamına gelir; yağ ve karbonhidrat metabolizmasından sorumlu en önemli organımız olan karaciğerimizi bu dönem fazla yormamaya çalışalım. Barsak enfeksiyonları açısından genel hijyen kurallarına özellikle dikkat edip ellerimizi yemeklerden önce ve sonra yıkayalım, taze sebze ve meyveleri bol su ile yıkayalım. Bu arada aşırı meyve yemek yerine günde 3-4 porsiyon (bir avuç kadar) meyve yemek, taze ve az yağlı pişmiş sebzelere ağırlık vermek daha akıllıca olacaktır.

Bacaklarımızdaki şişlikleri önemsemeliyiz, özellikle tek taraflı şişlikler tıkanıklık anlamına gelebilir ve hekime başvurmamız gerekir. İki taraflı şişlik durumunda bacaklarımızı gün boyunca dinlendirmemiz, ayaklarımızı uzatmamız işe yarayabilir. Sabah kalkınca şişlik yok, akşama doğru şişlik gelişiyorsa dinlendirmek işe yarayacaktır, ağrı ve şişlik azalacaktır. Bu durumda büyük olasılıkla sorun varis olabilir. Uzun süreli hareketsiz ayakta durmaktan kaçınmak, arada bir bacak ve ayaklarımızı merdiven çıkar gibi hareket ettirmek, düzenli yürüyüşler yardımcı olabilir ama her şekilde hekime başvurmak gerekecektir, çünkü varis tedavi edilebilir bir sorundur, üstelik şişlikler yalnızca varisten değil kalp yetmezliğinden ya da tromboz ya da emboli dediğimiz pıhtılaşma sorunlarından, hatta aklımıza hiç gelmeyen ve bu bölgedeki yapılara bası yapan bir kitleden bile kaynaklanabilir.

Halk arasında bel kayması, siyatik vs… gibi omuriliğin daralması ya da sinir iltihabı kaynaklı sorunlar uzun süreli tedavi gerektirecektir. Hekimin önerdiği  tedavilere devam etmemiz, önerilen fizik tedavi egzersizlerini kendimizi zorlamadan uygulamamız gerekir. Bazı kemik ve eklem hastalıkları ancak uzun süreli tedavilere cevap verecektir. Halk arasında ağrı kesiciler dediğimiz ilaçların önemli bir kısmı bu tür tedavilerde kullanılır ve ancak 10 gün düzenli kullanımdan sonra gerçek tedavi edici etkisini göstermeye başlar.

Bitkisel tedavilerin çoğu araştırma aşamasında olduğundan bu konuya fazla girmek istemiyorum. Çoğu ilacın bitki özlü olduğunu unutmayalım, ummadığımız taş baş yarabilir, tedavisi zor yan etkilere neden olabilir. Bu dönemde aşırı idrara neden olan maydanoz sapı, kiraz sapı suyu gibi şeylerden kaçınalım, çünkü bedendeki kuruluğu arttırabilirler. Zencefil, karanfil, tarçın gibi baharatlar çok fazla alınmamalı, sıcak etkisini arttırabilir ve deri döküntülerine neden olabilirler. Aşırı olmamak şartıyla nane, çok az kekik çayı ve papatya, ıhlamur gibi yumuşak bitki çayları içilebilir. Çok ekşi olmamak kaydıyla meyve çayları içilebilir. Tüm içeceklerde aşırı sıcak ve aşırı soğuktan kaçınmak gerekecektir.

Yay iyimser ve uyumlu bir burçtur, kolay adapte olur. Umarım Yay’ın enerjisini bize taşıyan transit gezegenler de iyimserlik ve uyumla kalmamıza, değişimlere kolay adapte olmamıza vesile olur.

Sevgi ve sağlıcakla kalın 11.08.2016

senaastroloji@hotmail.com