İslam Astronomisi 2. Bölüm
 II – TÜRK ASTRONOMİSİ
ULUĞ BEY 1394 – 1449
Asıl adı Mehmet Turagan dır. Büyük Timur’un torunudur. Güney Azerbeycan’da doğmuştur. 13 yaşındayken Horasan ve Maveraünnehir’e hakan oldu. 10 yaşında evlenmiş. 25 Kasım 1449 yılında oğlu Abdüllatif’in de katılımıyla boynu vurularak öldürüldü. Bilimi dinin önüne geçirdiği için öldürüldüğü rivayet edilir.
O dönemde felsefe, matematik ve astronomide çok ün yapmış. Astronominin bugünkü seviyeye gelmesinde büyük pay sahibidir. Uluğ Bey, astronomi çalışmalarının temelini teşkil eden trigonometri üzerinde geniş çalışmalar yaptı.
Uluğ Bey, 1437 yılında Semerkant rasathanesinde yıldız kataloğu yapmıştır. Yaptığı bu yıldız kataloğu ile ün kazanmıştır.
Kadızade Rumi’den ders alan Uluğ Bey, devlet işlerinden çok bilimle ilgilenmiş. 1421 yılında Kadızade Rumi ile birlikte bilim medresesi kurmuş. 1424 yılında Semerkant yakınında büyük rasathanenin yapımına başlanmış. Hiçbir masraftan kaçınmayıp üç katlı bir rasathane yapmıştır. Gıyaseddin Cemşid buranın ilk müdürü olmuştur (matematikte ondalık sistemin kaşifi). Daha sonra Kadızade Rumi ve Ali Kuşci müdür olmuştur. Tüm bilginleri Semerkant’a çağırmış. Gözlemlerinde kullanılan en önemli alet 40m. çapında duvar dörtlüğü (quadrant) dür.
Al-Tusi’nin yıldız kataloğunu gözden geçirip tekrar yayınlayan Gıyaseddin Cemşid de Uluğ Bey’in hizmetine girmiş.
Kadızade Rumi (1337-1449), Uluğ Bey, Gıyaseddin Cemşid (öl:1429) ve daha sonra katılan Ali Kuşci iyi bir grup oluşturmuşlardır.
Uluğ Bey’in en önemli yapıtı “Uluğ Bey Ziyc” idir. Bu ziycte yıldızların ekliptik düzlemine göre 1437 tarihine ilişkin boylamları ve enlemlerini veren bir katalok ortaya çıkıyor. Bu katalok 17 yılda tamamlanmış. Esas yapıt Farsça’dır. Daha sonra Arapça’ya çevrilmiş. Bu eser 1665 yılında İngilizce ve 1853 yılında da Fransızca olarak basıldı.
Uluğ Bey Ziyc’i üç ana bölümden oluşur.
-I- Giriş
- Ay, yıl, hafta tanımları, takvim ve güneşin hareketleri var
- Sinüs, Cosinüs hesapları, tutulmalardaki gölge hesapları, yıldızların konumları, zaman ve yön tayinleri
- Güneşin merkez denklemleri, gezegenlerin boylam-enlem koordinatları, ay ve güneş tutulmaları, yıldızların boylam ve enlem tayinleri
- Astroloji
-II- Çizelgeler
Güneşin görünen hareketini veren çizelgeler, gündüz ve gece sürelerini veren çizelgeler, kentlerin enlem ve boylamları ( Al-Tusi’ninkiler aynı, muhtemelen bundan alınmış), Sinüs çizelgeleri, gelecekteki güneş ve ay tutulmalarının çizelgeleri, beş gezegenin görünen hareketlerine ilişkin çizelgeler.
Beş gezegenin isimleri; Dilek (Merkür), Çoban (Venüs), Savaş (Mars), Uğur (Jupiter), Kuşak (Satürn)
-III- Katalok
Ptolome’nin Almagest’indeki 1022 yıldızı içeren katalok esas alınmış. Arada zaman farkı olduğundan müşterek yıldızların koordinatlarındaki farklılıklar belirtilmiş (presesyondan dolayı olan farklılıklar). Yine Almagest’teki 48 takım yıldız yardımıyla diğer yıldızların enlem ve boylamları bulunmuş.
Al-Sufi’den aldığı yıldızların yerleri farklı ve 27 tanesini gözlemleyememiş.
Özellikleri
** Uluğ Bey Ziyc’inde 1018 yıldız var. Bunların 27 tanesi Almagest’ten indirgenmiş. 700 tanesinin enlem ve boylam değerleri doğru sonuçlar veriyor, diğerlerinde bir miktar hatalar var. Gözlemler Semerkant yakınlarında yapılmış. Semerkant’ın enlemi verilmiş fakat gözlem ve hesapların nasıl yapıldığına dair bir bilgi verilmemiş.
Yıldızların yanında verilen parlaklık değerleri Al-Sufi’nin kataloğundan alınmış.
** Uluğ Bey Ziyc’i 1600 yıllarından sonra batıya geçmiş.
** Uluğ Bey kataloğunda kullanılan aletler, gözlem yöntemleri ve indirgeme hesaplarının nasıl yapıldığı hakkında bilgi vermemiş.
** Bütün yıldızlara Farsça isimler verilmiş.
ALİ KUŞCİ (KUŞCU) ölüm 1474
Asıl adı Ali Alaaddin’dir.
Babası Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için, ailesi ‘Kuşçu’ lakabıyla meşhur oldu.
Uluğ Bey’in önce öğrencisi sonra çalışma arkadaşı olmuştur ve “Uluğ Bey Ziyc”inin hazırlanmasında yardımcı olmuştur.
İlk öğrenimini Semerkant’ta yapmış. Kadızade Rumi ve Uluğ Bey’den matematik ve astronomi dersleri almıştır.
Uluğ Bey zamanında bilgisini genişletmek için habersiz olarak Semerkant’tan ayrılmış ve Tebriz’e gitmiş. Kirman’da Nasireddin Al-Tusi’nin bir yapıtını inceliyor ve “ŞERH-İ TECRİD” adlı bir kitap yazıyor. Semerkant’a dönüyor. Kirman’da hazırladığı “Ayın Şekilleri” adlı yapıtını Uluğ Bey’e sunuyor. Uluğ Bey Ziyc’inde bu yapıttan ve Ali Kuşci’den de bahsediyor.
Uluğ Bey Ziyc’inin tamamlanmasını Ali Kuşci yapmıştır. Uluğ Bey öldükten sonra Tebriz’e Akkoyun Hükümdarı Uzun Hasan’ın yanına gider. Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterir ve barış elçisi olarak İstanbul’a Fatih’in yanına gönderir. Görevini bitirdikten sonra 1472 yılında tekrar İstanbul’a gelir. Fatih İstanbul’da sürekli kalmasını istiyor ve Ayasofya medresesine Ali Kuşci’yi müderris tayin ediyor. Burada matematik ve astronomi dersleri veriyor. Birçok yerde Ali Kuşci’nin İstanbul’a gelmesiyle müspet ilimlerin başladığına dair söz edilir.
Ali Kuşci 1473 yılında bir sefer sırasında “FETHİYE” isimli kitabını yazıyor. İstanbul’a gelince de “MUHAMMEDİYE” adlı bir kitap yazıyor. 16 Ocak 1474 yılında İstanbul’da vefat etti. Mezarı Eyüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır.
Ali Kuşci’nin bıraktığı eserler arasında en önemlisi “Uluğ Bey Ziyc’i”, ikincisi İstanbul’un enlem ve boylamını hesaplamıştır. Enlemini 41° 14¢, boylamını 59° olarak bulmuştur.
Fatih Camii’nin minarelerinden birinde güneş saati vardır.
Kozmografya Kitabı arzın şekli ve şeklin üzerinde ekvatorun belirtildiği kitap. Uluğ Bey Ziyc’i ile ilgili bir kitabı daha var. “ Uluğ Bey Ziyc’i Serh-i”.
Astronomi ile ilgili yapıtlarında gök cisimlerinin yerden uzaklıkları ile ilgili bilgiler vardır.
Ali Kuşci’nin Astronomi Eserleri
o Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey Süleymaniye, Carullah, nr. 1493, 215 yaprak.
o Risâle fî Halli Eşkâli Mu‘addili’l-Kamer li'l-Mesîr (Fâide fî Eşkâli ‘Utârid) Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, III. Ahmet, nr. 3843, yaprak 270b-273a.
o Risâle fî Asli'l-HâricYumkin fî's-Sufliyyeyn Bursa İl Halk Kütüphanesi, Hüseyin Çelebi, nr. 751/8, yaprak 124b-125b.
o Şerh ‘ale't-Tuhfeti'ş-Şâhiyye fî'l-Hey'e Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2643, 64 yaprak.
o Risâle der ‘İlm-i Hey'e Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2640/1, 24 yaprak.
o El-Fethiyye fî ‘İlmi'l-Hey'e Süleymaniye, Ayasofya, nr. 2733/1, 70 yaprak.
o Risâle fî Halli Eşkâli'l-Kamer Bursa İl Halk Kütüphanesi, Hüseyin Çelebi, nr. 751/7, yaprak 119b-123b
MAHMUT MİRİM ÇELEBİ ölüm 1525
Ali Kuşci’nin torunu.
İstanbul’da doğmuş. Osmanlı’nın ileri gelen astronom ve matematikçilerindendir.
Uluğ Bey’in Ziyc’ini Farsça açıklayarak yazmış.
Yavuz Sultan Selim'in ısrarı sonucunda Ali Kuşçi'nin astronomi ile ilgili Fethiye eserini Arapça açıklayarak yazmış. Matematik ve astronomi ile ilgili risaleleri bulunmaktadır.
Mirim Çelebi, Osmanlı Devleti’nde astronomi ve matematik ilimlerinin ilerlemesi için en çok çalışan müslüman bilim adamlarındandır. Kıble yönünü belirleyen bir kitabı var.
TAKİYUDDİN 1521 - 1585
1521 yılında Şam’da doğmuştur.
Eskiden hazırlanan katalokları yüzünden yapılan gözlemler doğru çıkmıyordu. Yeni gözlem kataloğu yapılması için Padişah III.Murat’ın desteğiyle 1575 yılında Tophane’de bir rasathane yaptırmış. Kendisi de rasathanenin müdürlüğüne atanmış.
Ali Kuşci’nin torunları ile bağlantı kurmuş ve Ali Kuşci’nin kitaplarını almış.
Gözlem araçları ile ilgili çalışmaları var. 6’lık adı verilen sextant, duvar quadranı, gözlemlerde kullandığı saat.
Yıldızların enlem ve boylamlarını içeren çizelgesi var.
Yer merkezli sistemi düşünüyor.
Düğümler doğrusunun yıllık hareketini hesaplıyor ve 63² buluyor.
1577 yılında kuyrukluyıldız gözlenmesi ve çıkan söylentileri Şeyhülislam Kadızade Ahmet Şemsettin Efendi’nin de desteklemesi üzerine, padişahın verdiği emirle, rasathane Kılıç Ali Paşa’nın denizcileri tarafından 1580 yılında topa tutulup yıkılıyor.
16. yüzyılın en önemli astronomlarından biridir. Devletten görev almak üzere Kahire'den İstanbul'a gelmiş, matematik bilimindeki ustalığı nedeniyle hoş karşılanıp Sultan'a tanıtılmış ve onun yüksek yardımlarıyla rasathane hazırlanmıştır. Kurduğu rasathane o zaman için dönemin en önemli astronomi aletleriyle donatılmıştır. Yapılan gözlem, kullanılan araçlar ve çalışan astronomları ile son derece önemli bir mekandır.
Takiyuddin'in en önemli eseri Sidretü'l-Münteha'dır. Bu eserde güneş parametreleri üç gözlem noktası yöntemi uygulanarak hesaplanmıştır. Takiyuddin, Tycho Brahe ve Copernicus dışında dünyada bu yöntemi kullanan üçüncü kişidir.
Takiyuddin'in güneş parametreleri konusunda yaptığı hesaplamalar 16.yüzyılda en doğru hesaplamalar olarak tarihe geçmiştir.
Takiyuddin, eserlerinde "saatlerden" bir astronomik araç gibi bahsetmiştir. Bu saatlerin en önemli özelliği dakik olarak, dakika ve saniyeyi verebilmesidir. Avrupa'da dakika ve saniye bulunan bir saatin yapılma tarihi ile Takiyuddin'in bu mekanizmadan bahsetmesi aynı dönemlere rastlar.
Takiyuddin, Haridetü'd-Dürer ve Feridetü'l-Fikr adlı küçük bir zic'inde ondalık kesirleri kullanmış ve bu konu hakkında bilgi vermiştir. Bir başka deyişle, ondalık kesirler Avrupa'da tanınmasından çok daha önce Takiyuddin tarafından sadece tanıtılmamış, kullanılmıştır da. Bütün bunlara bakarak, Takiyuddin'in, dünyada "ilk"leri gerçekleştiren bilginlerden biri olduğu açıkça görülmektedir.
Takiyuddin’den sonra bir bilim adamı gelmemiştir. 19.yy’a kadar müneccimlik dışında bir gelişme yok. 19.yy ortalarında meteorolojik amaçla Tophane’de yenibir rasathane açılıyor.
Ayşegül Bozkurt
2 Nisan 2006, Pazar
|