Medikal Astroloji
 Sağlıklı bir yaşam,ölümsüzlük ve ebedi gençlik,insanlığın varoluşundan beri hep gündemde olmuştur.Hekimlerin pratikte en çok karşılaştıkları sorun kişilerin uzun ve hastalıksız olarak ama istedikleri gibi yaşamak arzuları ve bunu Dr.dan talep etmeleridir.Bu çözümü zor hatta imkansız bir taleptir. Bir hekimin yaşlanma süresini etkileyebileceğini sanmıyorum.Ancak uyarılarının, yaşlanma süreci içerisinde sağlıklı yaşama konusunda kişilere sonsuz faydası olabileceğini biliyorum.Astroloji bize bu konuda yardımcı olabilir mi?
Kişilerin doğum anındaki gökyüzü durumu sadece insan yazgısının belirlendiği an değildir.Bunun yanı sıra , o kutsal andaki gökyüzü, kişilerin genel sağlığının da belirlendiği andır.O zaman doğum haritası; genel sağlığımızla ilgili işaretleri de barındırır dememiz yanlış olmaz. İşte, medikal astroloji bu düşünceden hareket ederek,özellikle ortaçağda, hastalıkların teşhisi,seyri ve tedavisinde astrolojinin kullanıldığı bir yöntem olarak tarihsel yerini almıştır.Geçmişte; Astroloji ile tıp arasında çok eski zamanlardan beri hep yakın bir ilişki olmuş ve 18.Y.Y.a kadar bu iki bilim dalı beraberce ve iç içe geçmiş olarak, yürütülmüş ve kullanılmıştır.O kadar ki ortaçağ döneminde Tıp Doktorlarının eğitimlerinde astroloji dersleri de veriliyordu.Aslında; Tıp ve Astroloji birbirine benzer iki disiplindir.Her ikisi de diğer pozitif bilimlerden biraz farklı birer daldır. Teorik bilginin yanı sıra pratik bilgi, yetenek ve tecrübe de gerektirir.
Ancak,zamanımızda tıp akıl almaz bir şekilde ilerleme göstermiş olup son derecede bilimsel tekniklerle donanmıştır.Her hastalığın tanısında kullanılan akıl almaz düzeyde, biyokimyasal, radyolojik,ve çeşitli görüntüleme teknikleri v.s gibi yöntemlere ve tedavi olanaklarına sahiptir. İnsan sağlığı da, konunun uzmanı olmayan kişilere emanet edilemeyecek derecede kıymetlidir. O zaman sağlığımız konusunda, astrologa danışmaya ne gerek var? Ve o zaman biz medikal astrolojiyi neden öğreniyoruz,nasıl ve nerede kullanacağız? Diye düşünebiliriz.
Herhangi bir şikayeti olmayan kişilerde,gizli biçimde var olabilecek bazı hastalıklara eğilimlerin saptanması, erken teşhis ve muhtemel hastalıklara karşı tedbir alınması için yapılan inceleme ve araştırmalara tıp dilinde check-up denilir.
Zamanımızda;Medikal astroloji de aynı amaçla kullanılabilir. Medikal astrolog, bir kişinin doğum haritasını analiz ederek, o kişinin kalıtımsal kurgusunu ve mirasını, biyolojik,fiziksel,ruhsal potansiyellerini , vücudunun güçlü ve zayıf yönlerini, hastalıklara yatkınlık durumunu saptayarak bizi uyarabilir.
Ve biz astrolojik haritamızın işaret ettiği uyarıları doğrultusunda: -Yaşımızı,cinsiyetimizi, -Şimdiye kadarki yaşam tarzımızı ve geçirdiğimiz sağlık sorunlarımızı, -Yaşadığımız çevre, sosyal ortam,coğrafi ve iklim koşullarımızı -İşimizi,streslerimizi,ekonomik durumumuzu,beklentilerimizi de v.s göz önüne alarak, en azından şimdiden itibaren,kendi sağlık durumumuzu , yaşam kalitemizi gözden geçirir ve yaşlılık hikayemizi kendimiz yazabiliriz- Ve aslında da medikal astrolojinin kullanım alanı bu olmalıdır.
Bunun yanı sıra;Medikal astroloji ameliyat zamanının seçiminde de yardımcıdır. Operasyon için en uygun tarih ve zamanı belirleyebilir.Acil durumlarda elektif (seçimsel) astrolojiyi kullanmaya gerek olmayacağı açıktır.
Decumbitur harita: Hastalık durumunda, hastalığın şiddetini ve süresini saptamak için kullanılan bir yöntemdir.Geçmişte;Medikal astrolog, decumbitur haritası adı verilen bir harita kullanarak, hastalığın sebebini, gidişatını ve tedavide ne yapacağını anlamaya çalışırdı. Bu astroloji türü, astrologların doğum zamanını nadiren bildikleri eski zamanlardaki bir astroloji tekniğine dayanmaktadır.Bu yöntemde;doğum zamanı yerine, hastalığın başladığı veya hastanın ilk yatağa alındığı veya hekimin,analiz için hastadan (ki bu genelde idrar oluyor) numune alınan zamanı esas alan bir harita hazırlanır ve yorum bu harita üzerinden yapılırdı. Biz zamanımızda hastanın; hastalığa ilk yakalandığı,ilk yatağa alındığı yada tahlil için ilk numune alındığı zamanı pratik olarak bilemeyiz. Ancak burada hastalığın en azından gidişatını tespit etmede,soru astrolojisi (Horary) bize yardımcı olur.
İnsan sağlığı ve hastalıkları ile ilgili uğraşılar,herhalde insanlığın doğuşundan itibaren vardır.Ancak,astroloji ile insan sağlığının ilgisini anlamak için, medikal astrolojinin geçmişini ve nasıl kullanıldığının esaslarını incelemeliyiz.Bunun için geriye,çok gerilere Hipokrat zamanına kadar gitmemiz gerekir.O zaman geleneksel tıbbi astroloji esasının, Hipokrat (M.Ö.460-377)öğretilerine dayandığını görürüz..
Halen günümüzde de etkilerini sürdüren Helenik ve Helenistik çağda, Yunan bilginleri ve düşünürleri;evren, dünya ve dünyanın üzerinde bulunan canlı ve cansız varlıklara ilişkin yaradılışı incelemeye başlamışlardır. Böylelikle, Cosmogoloji , cosmogani ve felsefe alanlarında büyük atılımlar gerçekleştirilmiş ve bu devirde Greek uygarlığının altın dönemleri yaşanmıştır. İşte; Greek Astrolojisi de kozmoloji ve tıbbın ilerlemesine paralel olarak gelişmiş ve zihinsel bir uğraşı haline gelmiştir. Bu dönemde ; Hipokrat klasik dönem Greek filozoflarının özellikle Empedoklesin, 4 element kavramını insan varlığı ile birleştirmiş ve sonuçta humoral teoriyi ve humorlar ile ilgili hastalıkları (patolojileri) ortaya koymuştur.
Hipokrat (Hippocrates) İsa’dan önce 460 yılında bugün Yunanistan’a bağlı olan Kos adasında doğmuştur.Bilimsel tıbbın kurucusu olan büyük hekim İsa’dan Önce 377 yılında ölmüştür. Hipokrat’ın tıptaki felsefi düşüncelerini şöyle özetleyebiliriz Evren (makrokozmos) ile insan (mikrokozmos) arasında fark yoktur; onların yapı ve işleyişleri birbirinin aynısıdır.İnsan evrenin bir parçası olarak ona bağımlı ve ondan kopmaz bir bütündür. Nasıl ki her türlü varlık, evrenin, düzenin bir parçası olarak onunla uyumludur; insan için de bu kuramın geçerli olmaması düşünülemez. Parça ile bütün karşılıklı olarak sürekli değişim ve etkileşim içindedir. Bütün içinde her parça karşılıklı olarak birbirine bağımlıdır. Fiziki dünya ile insan arasındaki bu özdeşlik aracılığıyla Hipokrat tıbbında;hava,su, iklim, jeoloji, coğrafya gibi fizik olaylarla, insan sağlığı arasındaki ilişkilerden yola çıkılarak klinik tıbbi sonuçlara varılır. Empedokles’in doğa felsefesinde yer alan dört madde kuramı; Hipokrat ile insan bedenindeki dört humor kuramına dönüşür ve Hipokrat tıbbının fizyolojisi ortaya konur.
Hipokrat varlığı meydana getiren 4 element kavramından hareket ederek,insan doğası ve mizacının da, 4 elementle ilişkili olduğunu kabul etmiş ve kişinin sahip olduğu elementlere göre,insan doğalarının ve mizaçlarının farklı olacağını bildirmiştir. Hipokrat tarafından bu 4 element ,4 humor yellow bile (Ates), black bile (Toprak), blood (Hava) ve phlegm (Su).olarak adlandırılmıştır. Humoral akışkanlar yani 4 element vücudun materyelleri olup onun şeklini, yapısını meydana getirir ve mizaç-huy-constition -bünye buna göre belirlenmiştir. Öte yandan dört element arasındaki dengesizlik ve niteliklerindeki değişimler de, hastalıklara neden olan fizyo-patolojik oynamalar olarak kabul edilir.
Tıbbın babası olarak kabul edilen Hyppocrates’ın: mealen “Astroloji bilmeyen hekimin kendine hekim demeye hakkı yoktur” anlamında bir deyişi olduğu söylenmektedir. Ancak elimizdeki az sayıda bulunan Hipokrat külliyatında, Hipokrat tıbbı ile astroloji arasında açıkça yazılı bir söylem yoktur. Yada ben rastlamadım.Aslında Hipokrat’ın eserleri doğrudan kullandığımız astroloji ile de ilgili değildir. Bunun bizim için sürpriz olmaması gerekir Çünkü o çağdaki Hipokrat’ın çalışmaları,Greek astrolojisinin gelişmesinden öncedir.4 humoral mizaç astrolojik olarak, daha geç tarihlerde Astrolojiye monte edilmiştir.o dönemde bildiğimiz anlamda kişisel horoskoplar yoktu. (NOT: Babillilerden kalan ilk horoskop örnekleri M.Ö.V.YY, Greeklerden ise günümüze intikal eden ilk horoskop MÖ:61 yılından kalmadır).Ancak “Havalar,sular ve yerler” isimli metninde mealen gök yüzü durumu, tedaviye az değil çok şey yapmakta ve katmaktadır Çünkü bir insan eğer zamanların değişmesini , yıldızların yükselip alçalmasını anlarsa o yılın nasıl olacağını bilir ve hazırlıklı olur” deyişi vardır.
Her insan vücudu,elementlerin birbirlerine karşı az veya çok karışımından meydana gelmiştir ve insan yapısında;elementler;uygun oranlarda dengeli veya bir veya daha fazlası eksik yada fazla olarak dengesiz bir şekilde bulunabilirler. Dominant element;kişinin mizacında söz sahibi olduğu kadar fizyonomik yapısında ve genel sağlık durumunda yani naturasında da kendi karakteristik özelliklerini gösterecektir.Ayrıca baskın veya yoksun olan elementle ilgili hastalıklara meyil olacak ve bir çok hastalık ve problem bu birleşikliğin dengesizliğinde ortaya çıkacaktır. Örneğin| Ateş elementi aşırılığında; zihinsel düzeyde,ihtiras,öfke, kızgınlık, agresiflik v.s olacak ve küstah, kibirli, tehditkar, başkalarının ihtiyaçlarını anlamayan, bencil bir yapı ortaya çıkacaktır,Fizyolojik olarak da, vücut ısısında yükselmeye, metabolizmanın hızlanmasına, iltihaplanmalara, kesik,ezik v.s ile olan yaralanmalara yatkınlık olacaktır.Bir element eksikliği veya yoksunluğu var ise;bu elementle ilgili patolojiler ortaya çıkabilecek ve kişi bu elementin noksanlığından ileri gelecek sıkıntılar çekecektir.Yine ateş elementini ele alalım;ateş eksikliğinde; kişi spontanelikten ve cesaretten yoksun olacak, sindirim yavaşlayacak ,deri solgunlaşacaktır.v.s. Çünkü ateş bu ve daha başka konularla ilgilidir . Elementler dengeli bir dağılımda olduğunda;eğer başka faktörler işe karışmaz ise dengeli bir mizaç ve harmoni içinde çalışan fizyolojik durum beklenir. Onun için Hipokrat zamanında ve orta çağda hastalıkların tedavisinde prensip; elementler arasında bir denge sağlamak amacıyla aşırı vurgulanan elementi pasifleştirmek ve noksan olanı stimüle etmekti. İyileşmenin temelinin bu olduğuna inanılıyordu.(Allopatic tedavi)
4 Element 4 temel kalite ile ilişkilidir.Bunlar sıcak,soğuk,nem ve kuruluktur.Bu 4 kalite birbirleri ile birleşerek ve kendi içleri de dönüşerek bildiğimiz elementleri meydana getirir.
Hava Sıcak-Nemli Ateş Sıcak- Kuru Toprak Soğuk-Kuru Su Soğuk- Nemli
Aristo’ya göre aşağıdaki her şey, 4 temel kalitenin, (soğuk, sıcak, nemli,kuru) birbirleriyle dönüşümlü birleşmeleri sonucu,değişime uğrar.Bu süreçte Güneş,Ay ve yıldızlar aracılık yaparlar:Güneşin günlük hareketleri sonucu gece ve gündüz meydana gelir.Bunun sonucu vücut ısınır ve soğur, Gece nemlenir gündüz kurur.Güneşin yıllık döngüsü ile de mevsimler meydana gelir .İlk baharda canlanma ile kendini gösteren bildiğimiz mevsimsel cyclus baslar.Vegetabl dünyadaki bu cyclus hayvanlara da yansır. İnsan vücudu da bitkilerden ve hayvanlardan ayrı değildir.Aynı şekilde doğarlar, büyürler hastalanır ve ölürler.O zaman biz,4 kalitenin değişik oranlardaki birleşiminden meydana gelen insanlarında ışıklar tarafından etkilendiğini söyleyebiliriz.Bu tabloya ortaçağ filozofları burçları,planetleri ve sabit yıldızları da ilave etmişlerdir. Bununla ilgili olarak: Ptolemy takımyıldızların, planetlerin ve ışıkların, atmosferde değişiklikler yaptığını ve bu yolla,sadece fiziksel dünyada değil,vücudu meydana getiren, 4 element ve 4 birincil kalite vasıtası ile bütün vücut fonksiyonları üzerinde de etkili olduğu kavramıyla ortaçağ medikal astrolojisinin temellerini kurmuştur. Astrologlarda, burçların ve planetlerin her birinin 4 temel kaliteyle ilişkisini ve uyumunu belirleyerek listelemişlerdir. Antik ve ortaçağ tıbbı bu felsefe üzerine kurulmuş ve şekillenmiştir.
Bu devirde karşımıza ünlü hekim Galen (MS. 130-200) çıkmaktadır. Galen tıp ile astrolojiyi bu kavramlar altında birleştiren ilk hekimdir. Galen, humoral teoriye tereddütsüz inanıyordu. “Skolastik” tıp olarak da adlandırılan Ortaçağ tıbbı Galen’in ortaya koyduğu “tıp bilimine” sıkı sıkıya sarılacak ve bu tıbbı hiçbir zaman sorgulamayacaktır.Bu devirde Avrupa’da Avicenna adıyla bilinen İbn-i Sina`yi e Paracelsus`u unutmamak gerekir.
Paracelsus, 1493 yılında Zürich yakınlarında doğmuş ve 1541’de 48 yaşında Salzburg’da ölmüştür.Zamanında uygulanan tıp uygulamasına hayatı boyunca karşı çıkmış ve mücadele vermiştir. Onun tıbba bakışı da diğer meslektaşlarından farklı olmuştur. Paracelsus: "Bir insanı hasta eden şey, küçük dozlarda verildiğine onu iyileştirir de” görüşünü ilk ortaya atan kişi olmuştu. Böylece “benzeriyle tedavi edilen hastalık” Homeopatik tedavi kavramı doğmuştur. Bir haritada kişinin sağlığını ve sağlığının geleceğini görebilir miyiz ve bu mümkün mü? Bu konuda çok çeşitli ve birbiri ile çelişen literatür vardır. Biz hangi ekolü takip edeceğiz ve bir haritaya nasıl yaklaşacağız.? Aslında kişisel bir doğum haritasına hangi yöntemle yaklaşılırsa yaklaşılsın sağlık açısından benzer sonuçların alınacağını sanıyorum.
Medikal astroloji konusu, değişik bakış açılarını kapsayacak şekilde devam edecek.
Dr. Mesut Kırgız
|